• Buradasın

    EskiTürkçe

    Yazeka

    Arama sonuçlarına göre oluşturuldu

    Eski Türkçede iyi ne demek?

    Eski Türkçede "iyi" kelimesi "edgü" olarak geçer. "Edgü" kelimesinin anlamları: fayda, faydalı; güzel, hoş; doğru, uygun. Ayrıca, eski Türkçede "iyi" kelimesi sadece nesneleri değil, kişileri de nitelendirmek için kullanılırdı. "Edgü" kelimesi, zamanla "eḍgü", "eyü", "eyi" ve "iyi" şekillerine dönüşmüştür.

    Eski Türkçede koku nasıl söylenir?

    Eski Türkçede "koku" kelimesi "yıd" veya "yid" olarak söylenir. Ayrıca, "kokmak" fiili için "yıdımak", "kokutmak" için ise "yıdıt-" veya "yıdı-" (ettirgen çatılı) fiilleri kullanılır. "Kokulu, güzel kokulu" anlamında ise "yıdlıg" kelimesi kullanılır.

    Çöm hangi dilde?

    Çöm kelimesi, Eski Türkçe (yalnızca Oğuzca) "çom-" "suya daldırmak" fiilinden türetilmiştir. "Çömçe" kelimesi ise "kepçe" veya "büyük tahta kaşık" anlamına gelir ve Orta Türkçe'de "kepçe" yerine kullanılmıştır. Bu nedenle, "çöm" kelimesi ve türevleri Türkçe dilindedir.

    Eski Türkçede deli ne demek?

    Eski Türkçe'de "deli" kelimesi, cesur, korkusuz ve çılgın anlamlarına gelirdi. Bu kelime, "delmek" fiilinden türemiştir. Bazı örnek kullanımlar: Uygurca metinler (900 yılından önce): "kal tilwe teg ertiler" (deli gibiydiler). Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk (1073): "tilwe: al-macnūn" (deli). Yadigâr-ı İbni Şerif (1421'den önce): "delüce zeytūn" (taşlı yerde, kayalar arasında biten bir tür zeytin).

    Eski Türkçede çıkma durumu nasıl yapılır?

    Eski Türkçede çıkma durumu, "-ta", "-te", "-da", "-de" ekleriyle ifade edilir. Bu ek, fiilin gösterdiği hareketin kendisinden uzaklaştığını belirtir ve cümlede genellikle yer tamlayıcısı veya zarf tümleci olarak işlev görür. Örnekler: Yer tamlayıcısı: "Gemi kuzeyden geçti". Zarf tümleci: "Her şey sonradan gelişti". Sıfat tamlaması: "Demirden kapılar çok daha sağlam oluyor". Uygur Türkçesi dönemiyle birlikte çıkma durumu eki, yerini "-dın", "-din", "-tın", "-tin" eklerine bırakmıştır.

    Yege örnö hangi dilde?

    "Yege" kelimesi Eski Türkçe kökenlidir.

    Biz Tengri bilen ne demek?

    "Biz Tengri bilen" ifadesinin ne anlama geldiğine dair bir bilgi bulunamamıştır. Ancak, "tengri biz menen" ifadesinin anlamı şu şekilde açıklanabilir: Tengri. Biz menen. Dolayısıyla, "tengri biz menen" ifadesi, "tanrı bizimle" anlamına gelir. Bu söz, Türkçü kesim tarafından kullanılan bir slogan olup, eski Türk beylikleri ve devletleri tarafından savaşlardan ve ibadetlerden önce hep birlikte söylenen bir deyiş olarak da kullanılmıştır.

    Belgü eski Türkçe ne demek?

    Belgü, Eski Türkçe'de "alamet", "nişan", "im" ve "belge" anlamlarına gelir. Ayrıca, Budist Uygur metinlerinde Sanskritçe "lakṣaṇa" ifadesine karşılık gelen belgü, "Buddha'nın 32 Özelliği"ni göstermede kullanılır ve bu bağlamda "işaret, gösterge, alamet" anlamlarında bir varlığın tanımlayıcı özelliklerine ya da ana özelliklerine atıfta bulunur. İslam dininde ise belgü, Arapça "āyet" kelimesine denk gelerek "delil", "açık alamet", "veri" ve "işaret" gibi anlamlara sahiptir.

    Yund ne demek?

    Yund kelimesi farklı anlamlara gelebilir: At, atlar, at sürüsü. Fethedilen topraklarda kurulan askeri koloniler (Arapça kökenli bir kelime). Kırmızı başlı bir tür serçe, peygamber kuşu. Ayrıca, Cunda Adası'nın eski adı da Yund'dur.

    Eski Türkçede neteg ne demek?

    Eski Türkçede "neteg" kelimesi "nasıl, ne kadar, ne gibi" anlamlarına gelir. Bu kelime, "ne" ve "teg" (kadar, gibi) sözcüklerinin birleşimiyle oluşmuştur. Örnek kullanım: Irk Bitig (900 yılından önce): "kerekü içi neteg ol" (çadırın içi nasıl). Aşık Paşa, Garib-name (1330): "nite kim hikmetde söz gelmiş durur / pīşrevlerden" (nasıl ki hikmette söz gelmiş durur / öncekilerden).

    Tamu ne anlatıyor?

    Tamu, İhsan Oktay Anar'ın "Puslu Kıtalar Atlası" adlı kitabında, Halife Mansur'un rüyasında gördüğü iki yıldızın Harut ve Marut adlı meleklerin olması ve bu meleklerin dünyaya inip bir kadına aşık olmalarını anlatır. Mansur, rüyasında gördüğü kuyunun dibinde kendi aksini görür ve kuyudan ilim alır. Ayrıca, Tamu eski Türk inancında cehennem anlamına gelir.

    Eski Türkçede ödünçleme nedir?

    Eski Türkçede ödünçleme, bir dilin başka bir dilden sözcük almasıdır. Eski Türkçe döneminde, özellikle Uygurca döneminde, Sanskrit, Çince, Soğdca, Farsça, Grekçe ve Toharca gibi dillerden pek çok sözcük Türkçeye girmiştir. Ödünçlenen sözcükler, geldikleri dildeki anlamlarıyla aynen kullanılabildikleri gibi, geldikleri dilden farklı anlamlar da yüklenebilirler. Ayrıca, Eski Türkçe'de "ödünç" kelimesi, "dilek, niyaz" veya "borç" anlamlarına gelen "ötünç" sözcüğünden türemiştir.

    Eski Türkçenin grameri kim tarafından yazılmıştır?

    Eski Türkçenin grameri, Annemarie von Gabain tarafından yazılmıştır. Alttürkische Grammatik adlı eser, ilk defa 1941 yılında yayımlanmıştır. Eserin son kısmı, Költigin yazıtının metnini de içermektedir. 1974'te yayımlanan üçüncü baskısından yapılan çeviri, 1988 yılında Türkiye Türkçesine kazandırılmıştır.

    Leblerimle emrine amadedir canım benim ne demek?

    "Leblerimle emrine amadedir canım benim", Süleyman Arif Emre'nin "Kantutar" adlı şiirinden bir dizedir. Dizenin anlamı şu şekilde açıklanabilir: Leblerimle emrine amadedir: Dudaklarım, emrinize amadedir. Canım benim: Benim canım. Al da bir bûseyle öldür: Al da bir öpücükle öldür. Haydi cananım benim: Haydi, sevgilim. Bu dize, kan görmeye dayanamayan insanlar için de kullanılan bir tabirdir.

    Eski Türkçede tişört ne demek?

    Eski Türkçede "tişört" kelimesinin karşılığı bulunmamaktadır. "Tişört" kelimesi, İngilizce "tee-shirt" sözcüğünden alıntıdır ve "T harfi şeklinde kesilmiş kısa kollu bluz" anlamına gelir. Tişörtün kökeni, eski zamanlara kadar uzanmakla birlikte, 20. yüzyılın başlarına kadar çoğunlukla bir iç çamaşırı olarak kullanılmıştır.

    Mehâsin dergisi hangi alfabeyle yazılmıştır?

    Mehâsin dergisi, Osmanlı alfabesiyle yazılmıştır.

    Sili kelimesi türemiş midir?

    Sili kelimesi türemiş bir kelimedir. Eski Türkçe "sil-" (temizlemek) fiilinden +Ig sonekiyle türetilmiştir.

    Eski Türkçe'de k > g değişimi ne zaman başladı?

    Eski Türkçe'de k > g değişimi, Türkçenin edebî yazı dili olarak ortaya çıkışından itibaren, özellikle XIII. yüzyıldan itibaren Anadolu sahasında Oğuzcaya dayalı olarak gelişen edebî yazı dilinde sistemli bir biçimde ortaya çıkmıştır. Bu ses değişikliği, Karahanlı, Harezm, Kıpçak ve Çağatay Türkçelerinde de seyrek olarak görülmüştür.

    Eski Anadolu Türkçesinde olasılık kipliği nasıl ifade edilir?

    Eski Anadolu Türkçesinde olasılık kipliği şu şekillerde ifade edilir: -(A)bil- yapısı. Kiplik sözler: belki, herhalde, sanırım gibi kelimeler olasılık kipliğini oluşturur. -sA, -mAlı gibi morfolojik işaretleyiciler. Sentaktik işaretleyiciler: "aceb" kelimesi ve soru dizilişi. Konuşur, bilgisi kesin olmadığında önermelerini olasılık kipliğinden yararlanarak sunar ve bu şekilde iki olası dünya yaratır.

    Bur'un kökeni nedir?

    "Bur" kelimesinin kökeni farklı kaynaklara göre değişiklik göstermektedir: Eski Türkçe: "Bur-" fiili, "kokmak, tütmek" anlamına gelir. İskandinav Dilleri: "Bur" kelimesi, muhtemelen İskandinav kökenlidir ve Danca "burre" (dikenli ot) veya İsveççe "kard-borre" (dikenli ot) ile ilişkilidir.