• Buradasın

    DivanEdebiyatı

    Yazeka

    Arama sonuçlarına göre oluşturuldu

    Eski şairler kimlerdir?

    Eski şairlerden bazıları şunlardır: Ahmet Haşim; Ahmet Hamdi Tanpınar; Asaf Halet Çelebi; Ahmet Muhip Dranas; Oktay Rifat; Edip Cansever; Hilmi Yavuz; Fuzuli; Nesimi; Ahmed Paşa. Ayrıca, Osmanlı divan şiir geleneği kapsamında birçok ünlü şair bulunmaktadır, örneğin Bâki, Hayâlî, Nedim, Nef'i, Nergisi, Neşati, Seyyid Vehbi, Sünbülzade Vehbi ve Şeyh Galip. Kadın şairler arasında ise Zeynep Hatun, Mihrî Hatun, Ani Hatun, Fıtnat Hanım, Leylâ Hanım, Şeref Hanım, Âdile Sultan, Tevhîde Hanım, Feride Hanım ve Nigâr Hanım sayılabilir.

    Türki-i basit nedir?

    Türki-i basit, yalnızca Türkçe kelimelerden oluşmuş ya da ağırlıklı olarak Türkçe kelimelerden oluşmuş şiirlere verilen addır. Bu akım, 16. yüzyılda, özellikle divan şiirinde yaygınlaşan Arapça ve Farsça kelimelerin yerine Türkçe sözcüklerin kullanımına tepki olarak Aydınlı Visali, Edirneli Nazmî ve Tatavlalı Mahremî tarafından başlatılmıştır. Türki-i basit akımının özellikleri şunlardır: Atasözü ve deyimlerin kullanılması. Halk tabirleri ve mahalli söyleyişlerin şiire girmesi. Günlük ve sıradan olayların şiirin konusu haline gelmesi. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, böyle bir akımın var olmadığını ortaya koymuştur. Türki-i basit akımı, sade dille şiir yazma amacı gütmesi yönünden Tanzimat I. Dönem ve Millî Edebiyat Dönemi ile benzerlik gösterir.

    Tanzimat döneminde kafiye nasıl yapılır?

    Tanzimat döneminde kafiye iki farklı anlayışla ele alınmıştır: 1. Divan şiirindeki anlayış: "Kafiye göz içindir" anlayışı devam ettirilmiştir. 2. Yeni anlayış: Recaizade Mahmut Ekrem tarafından ortaya atılan "Kafiye kulak içindir" anlayışına göre, kafiye kelimelerin seslerine bağlıdır. Tanzimat döneminde kafiye, genellikle aruz ölçüsüyle yazılmış şiirlerde kullanılmıştır.

    Divan edebiyatında meyan ne demek?

    Divan edebiyatında meyan, şarkı, peşrev, sopa semai ve semai formlarındaki eserlerin orta bölümüne verilen addır. Ayrıca, meyan kelimesinin divan edebiyatındaki diğer anlamları şunlardır: Orta, ara. Bel. Üçüncü dizeye meyan, dördüncü dizeye ise nakarat denir.

    Tazarruname Sinan Paşa kimdir?

    Sinan Paşa, 15. yüzyıl Divan Edebiyatı'nın ünlü nesir ustalarından biridir. Tazarruname, Sinan Paşa'nın ilk Türkçe eseridir. Sinan Paşa, 1486 yılında İstanbul'da vefat etmiştir.

    Baki'nin bu kubbenin altında hoş bir seda imiş şiiri kime ait?

    "Baki kalan kubbede hoş bir seda imiş" şiiri, Bâkî (Mahmud Abdülbâkî) adlı divan şairine aittir. Ancak, bu mısra aslında Fuzûlî'nin "Leylâ ve Mecnun" mesnevisinde geçen ve Mecnun'un ağzından dökülen bir beytin ikinci dizesidir.

    Divan edebiyatında muamma ne demek?

    Divan edebiyatında muamma, bir kimsenin adını buldurmak amacıyla bilmece şeklinde söylenen söz, mısra veya beyit anlamına gelir. Muamma kelimesinin diğer anlamları: gizli, örtülü, anlaşılması güç veya işaret, remiz yoluyla söylenmiş söz; anlaşılmaz iş, bilinmeyen şey. Muammalar, genellikle Esma'ül Hüsna (Allah’ın doksan dokuz güzel ismi) ve insan isimleri gibi özel adların gizlenmesiyle oluşturulur. Divan edebiyatında muamma yazan önemli şairler arasında Ahmedî, Mu'in, Emri, Süruri ve Edirneli Emri bulunur.

    Namık Kemal Harabat'ta neyi savunur?

    Namık Kemal, Tahrib-i Harabat adlı eserinde Ziya Paşa'nın Harabat adlı eserine eleştiri getirerek yeni bir edebiyat hareketi başlatma isteğini savunur. Namık Kemal'in savunduğu bazı görüşler şunlardır: Divan edebiyatı: Ziya Paşa'nın Harabat'ta Divan edebiyatını övmesini eleştirir ve eski edebiyatı hortlatmak olarak yorumlar. Halk edebiyatı: Ziya Paşa'nın daha önce halk edebiyatını savunup Harabat'ta bunu terk etmesini çelişkili bulur. Edebiyatın yenilenmesi: Asıl amacın edebiyatın yenilenmesi ve gelişmesine katkı sağlamak olması gerektiğini belirtir. Ayrıca, Tahrib-i Harabat Türk edebiyatında ilk modern eleştiri örneği olarak kabul edilir.

    Sevgilinin didarı ne demek?

    Sevgilinin didarı, "sevgilinin yüzü", "sevdiceğin siması" veya "nazlı yarin yüzü" anlamına gelir. Didar kelimesi, Farsça kökenli olup, "görüntü", "benzerlik" ve "yüz" anlamlarına gelir.

    Tercüme-i Menakıb-ı Tâcü'l-Ârifîn kimin eseri?

    Tercüme-i Menakıb-ı Tâcü'l-Ârifîn, Seyyid Velâyet'in müritlerinden biri tarafından XVI. yüzyılda tercüme edilmiş bir eserdir. Bu eser, Ebü’l-Vefâ el-Bağdâdî'nin hayatı ve tasavvufî kişiliği hakkında bilgi vermektedir.

    Taşlıcali Yahya hangi tür eser yazmıştır?

    Taşlıcalı Yahya, mesnevi türünde eserler yazmıştır. Başlıca eserleri: Divan. Hamse: "Gencine-i Raz", "Kitab-ı Usul", "Gülşen-i Envar", "Yusuf u Züleyha", "Şah u Geda". Ayrıca, "Süleyman-name" ve "Gül-i sadberk" gibi eserler de ona atfedilmektedir, ancak bu eserler kaynaklarda kesin olarak yer almamaktadır.

    Lügıras ne demek?

    Lügaz, Arapça kökenli bir kelime olup, "bilmece, bulmaca" anlamına gelir. Lügaz, herhangi bir nesnenin ya da varlığın özellikleri anlatılarak yazılan manzum bilmecelerdir. Lügaz kelimesi ile ilgili "lügıras" kelimesine dair bir bilgi bulunamamıştır.

    Sururi'nin konusu nedir?

    Sururi'nin konularından bazıları şunlardır: Tercüme-i Zahire-i Muluk: İslam'a göre mükemmel bir idarenin nasıl olması gerektiğini ele alan, 10 babtan oluşan bir eserdir. Kanunname-i Hita ve Hitan-ı Çin ve Maçin: Orta Asya, Çin, Hindiçin, Turan, İran gibi Asya ülkeleri hakkında coğrafi bilgiler içeren bir eserdir. Şerhül-Mu'cez li'l-Sururi: 13. yüzyılda yaşamış İbn Nefis'in el-Mucez adlı eserinin çeviri ve şerhidir. Tarih manzumeleri: Tarih düşürme türündeki şiirleriyle ünlüdür. Ayrıca, Sururi'nin divan ve hezeliyyat adlı eserleri de bulunmaktadır.

    Atebetü'l-Hakayık'ta kaç dörtlük var?

    Atabetü'l-Hakayık'ta 101 dörtlük bulunmaktadır. Eser, toplam 40 beyit ve 101 dörtlükten oluşur ve tamamı 484 dizeden meydana gelir.

    Maktada ne yazılır?

    Maktada kelimesi, Arapça kökenli olup "kesit" anlamına gelir. Edebiyatta ise makta, gazel veya kasidelerin son beyti anlamında kullanılır. Ayrıca, Türkçede şimdiki zaman eki olarak kullanılan -makta, -mekte ekleri de fiil tabanına eklenerek yazılır. Bu bağlamda, "makta" kelimesinin ne yazıldığına dair spesifik bir bilgi bulunmamaktadır.

    Ağyâr ve yâr ne demek edebiyatta?

    Edebiyatta "yâr" ve "ağyâr" kavramları şu anlamlara gelir: Yâr. Ağyâr. Ağyâr ve yâr kavramlarının kullanıldığı bazı edebiyat türleri şunlardır: Divan edebiyatı. Tasavvuf. Halk şiiri.

    Maktada ne yazılır?

    Maktada kelimesi, Arapça kökenli olup "kesit" anlamına gelir. Edebiyatta ise makta, gazel veya kasidelerin son beyti anlamında kullanılır. Ayrıca, Türkçede şimdiki zaman eki olarak kullanılan -makta, -mekte ekleri de fiil tabanına eklenerek yazılır. Bu bağlamda, "makta" kelimesinin ne yazıldığına dair spesifik bir bilgi bulunmamaktadır.

    Divan edebiyatında hangi kafiyeler kullanılır?

    Divan edebiyatında kullanılan bazı kafiye türleri şunlardır: Mücerred kafiye. Mürekkep kafiye: Müreddef kafiye. Mukayyed kafiye. Müesses kafiye. Cinaslı kafiye. Ayrıca, divan edebiyatında zü’l-kavâfî (çok kafiyeli) ve tarsî’ (mısra sonlarındaki kafiyelerden önce, iki mısrada paralel olarak yer alan aynı vezindeki kelimelerin birbiriyle kafiyeli olması) gibi kavramlar da kullanılır.

    Rind ve Zahid kimin eseri?

    Rind ve Zahid, 16. yüzyıl divan şairi Fuzûlî'nin Farsça yazdığı mensur eserlerindendir.

    Bağdatlı Ruhi'nin Sanman Bizi Kim Şire-i Engûr İle Mestiz şiiri hangi döneme aittir?

    Bağdatlı Ruhi'nin "Sanman Bizi Kim Şîre-i Engûr İle Mestiz" şiiri, 16. yüzyıla aittir. Bağdatlı Ruhi, 1534-1535 yıllarında doğmuş ve 1605-1606 yıllarında vefat etmiştir.