Dilhun olmak, edebiyatta "içi kan ağlamak, hasret çekmek ve kederli olmak" anlamına gelir. Dilhun kelimesi, Farsça "dil" (kalp, yürek) ve "hun" (kan) kelimelerinin birleşiminden oluşur ve "yüreği kan ağlayan" anlamını taşır. Bu kelime, genellikle büyük acılar, kayıplar ve manevi çöküntüler gibi duygusal olarak sarsıcı olaylar karşısında hissedilen yoğun hüznü ifade eder. Örnek cümleler: "Oğlunun vefat haberini alınca dilhun bir hâle büründü". "Şair, dilhun bir yürekle yazdığı dizelerinde aşkın acısını haykırdı". "Gördükleri karşısında herkes dilhun oldu; gözyaşları sel gibi aktı".