• Buradasın

    Marksizm

    Yazeka

    Arama sonuçlarına göre oluşturuldu

    Zorunluluğun bilincine varmak ne demek?

    Zorunluluğun bilincine varmak, Marksizm'e göre özgürlüğün koşulu anlamına gelir. Özgürlük, bireyin potansiyel yeteneklerini değerlendirebilmesi ve doğayla olan ilişkisinde belirleyici olabilmesidir. Örnekler: Sabah işe gitmek, kitap okumak gibi günlük seçimler, dayatılan zorunluluklar içinde bilinçli olarak yapıldığında özgürlüğün bir parçası olur. Örgütlü eylem, bireyin çevresindeki zorunlulukları aşmasına ve değişim yaratmasına olanak tanır.

    Marks ve Engels'e göre demokrasi nasıl bir yönetim biçimidir?

    Marks ve Engels'e göre demokrasi, toplumsal ortak değerleri belirleyen ve toplumun büyük çoğunluğunu ilgilendiren bir yönetim biçimi olarak görülür. Temel demokrasi unsurları şunlardır: - Meşruiyetin kaynağı: Demokrasi, meşruiyetin ve iktidarın temelini oluşturur. - Temsili demokrasi: Yerel, bölgesel ve ulusal delege seçimleri esastır. - Parlamento: Politik tartışma ve meşruiyetin uygulama alanıdır. - Yürütme: Her zaman parlamentonun denetiminde kalmalıdır. - Anayasa ve hukuk: Halkın kendi kaderini tayin hakkını ve belirleyici rolünü içermelidir. Ayrıca, Marksist demokraside özgürlük, eşitlik ve kardeşlik gibi değerler ön plandadır.

    Komünist vatanseverlik nedir?

    Komünist vatanseverlik, Marksist-Leninist düşünce yapısı içerisinde, çeşitli komünist partilerin yönettiği sosyalist devletlerin bulunduğu topraklara duyulan yurtseverlik sevgisidir. Bu kavram, milliyetçilik ve şovenizm kapsamında değerlendirilen vatanseverlik kapsamına girmez.

    Marksist demokrasi nedir?

    Marksist demokrasi, insanların arasındaki maddi ve manevi her tür ayrılığı ve eşitsizliği ortadan kaldırmayı amaçlayan bir yönetim şeklidir. Marksist demokrasinin temel ilkeleri şunlardır: Marksist ideoloji: Proletarya egemenliğini kurmak ve komünist aşamaya varmak için devrimler ve aşamalar öngörülür. Tek parti sistemi: İktidar, Marksist ideolojinin uygulayıcısı olan komünist partidir. Sınıfsız toplum: Sınıf egemenliğine dayalı mülkiyet ortadan kaldırılmalı ve üretim araçlarına kamu sahip olmalıdır. Bireyin yüceltilmesi: Özgürlük değil, insanın özgürleşmesi önemlidir; ekonomik koşullar ve toplum düzeni değiştikçe insan özgürleşecektir. Marksist demokrasi, reel sosyalizm içinde kullanılmış bir demokrasi şekli değildir.

    Tolstoy nasıl fakirleşti?

    Lev Tolstoy, mülkiyet konusundaki radikal fikirleri ve mal varlığını köylülere dağıtması nedeniyle fakirleşti. Tolstoy, Hristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı "Tanrının Egemenliği İçinizdedir" kitabıyla yeni bir Hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Ayrıca, eserlerinden kazandığı telif haklarını da dağıtması, maddi durumunu daha da kötüleştirdi.

    Lenin nasıl komünist oldu?

    Vladimir Lenin'in komünist olmasının bazı adımları: Eğitim ve ilk etkiler: 1889'da hukuk eğitimini tamamladıktan sonra, 17 yaşındayken yasadışı bir eyleme katıldığı için üniversiteden atıldı ve Karl Marx’ın yazılarıyla tanıştı. Sürgün ve Avrupa'da Marksistlerle tanışma: Faaliyetleri nedeniyle eşi Nadezhda Krupskaya ile birlikte Sibirya’ya sürgüne gönderildi, oradan Almanya ve İsviçre'ye taşındı. Bolşevik Partisi'nin kuruluşu: Avrupa’da kendi gibi Marksistlerle tanışarak Bolşevik Partisi’ni kurdu ve "Lenin" lakabını benimsedi. Ekim Devrimi: 1917'de Rusya'da geçici hükümete karşı Ekim Devrimi'ni gerçekleştirdi ve dünyanın ilk komünist devleti olan Sovyetler'i kurdu.

    Evrensel gazetesinin siyasi görüşü nedir?

    Evrensel gazetesi, sosyalist ve marksist-leninist bir siyasi görüşe sahiptir.

    Marksist-Leninist tutum ne demek?

    Marksist-Leninist tutum, Karl Marx ve Friedrich Engels'in fikirlerini Vladimir Lenin'in yorumlarıyla birleştiren bir siyasi ideolojiyi ifade eder. Bu ideoloji, kapitalizmin işçi sınıfının sömürüsüne dayalı olduğunu ve sonunda sosyalizm ile komünizme dönüşeceğini savunur. Temel ilkeleri arasında: Kapitalizmin eleştirisi. İşçi sınıfının kendi kendini yönetme çağrısı. Devletin işçi sınıfının çıkarlarını koruması. Sosyalizmin, kapitalizmden sonraki aşama olması. Komünizmin nihai hedef olması ve devlet kavramının ortadan kalkması yer alır. Marksist-Leninist tutum, 20. yüzyılda Sovyetler Birliği, Çin ve Küba gibi birçok ülkede siyasi sistemlere temel sağlamıştır.

    Marx'ın 11. tezi neden önemli?

    Marx'ın 11. tezi, felsefi literatüre "dünyayı değiştirmek" kavramını kazandırdığı için önemlidir. Bu tez, iki ana argüman sunar: 1. Düşünce ve eylem arasındaki süreklilik: Marx, düşünce ile eylem arasında bir çelişki olmadığını, aksine bir süreklilik olduğunu belirtir. 2. Felsefenin yorumdan eyleme geçişi: Felsefe, varlığın genel zeminini keşfetme çabasından çıkıp, dünyayı değiştirme eylemine katılmalıdır. Bu tez, Marx'ın sosyal teorisinin eleştirel bir bakış açısını ve materyalist tarih anlayışını somutlaştırır.

    Tarihsel materyalizm nedir?

    Tarihsel materyalizm, Marx ve Engels tarafından ortaya konulan, diyalektik materyalizmin doğadan topluma doğru geliştirilerek tarihsel süreçlerin anlaşılmasında ve açıklanmasında kullanılmasıyla formüle edilen yöntemsel yapıdır. Tarihsel materyalizmin temel ilkeleri: Toplumun maddi temeli: Toplumun gelişimi, üretim ve yeniden üretim süreçlerine bağlıdır. Altyapı ve üstyapı: İdeolojiler, fikirler ve kültür gibi ögeler ikincil olup, birincil olan altyapı tarafından belirlenir. Ekonomik belirleyicilik: Tarihsel olayların oluşmasında veya gelişmesinde ekonomik ilişkilerin dışında da birçok etken bulunsa da, son kertede belirleyici olan toplumun maddi yaşamının temelidir. Tarihsel materyalizm, toplumsal gelişmenin maddesel temele dayandığını tanıtlayan bir öğretidir ve toplumsal olayların gerçek nedenlerini açıklamak ile ideolojik olayları bu nedenlerle bağımlı kılmakla yeni ve açık bir dünya görüşü getirmiştir.

    Marsist ne demek?

    Marksist, Marksizm öğretisine inanan ve bunu savunan kişilere denir. Marksizm, 19. yüzyılın ikinci yarısında Karl Marx ve Friedrich Engels’in çalışmalarına dayanan felsefi, iktisadi, siyasal ve toplumsal bir yaklaşımdır. Marksizm, tarihsel gelişimi analiz etmek için diyalektik ve materyalist bir yaklaşım olan tarihsel materyalizmi kullanır; bu yolla sınıf ilişkilerini, toplumsal çatışmaları ve toplumsal dönüşümleri inceler.

    Marx ve Engels'in hayatı ve eserleri nelerdir?

    Karl Marx ve Friedrich Engels'in hayatı ve bazı önemli eserleri: Karl Marx: Hayatı: 5 Mayıs 1818'de Trier'de doğdu. Bonn ve Berlin Üniversitelerinde eğitim gördü. Köln'de radikal bir gazetede editör olarak çalıştı. 1843'te Paris'e taşındı ve burada Engels ile tanıştı. 1849'da Londra'ya sürgüne gitti ve burada hayatını geçirdi. Eserleri: Komünist Manifesto (1848). Das Kapital (3 cilt, 1867-1894). Alman İdeolojisi (1845-1846). Friedrich Engels: Hayatı: 28 Kasım 1820'de doğdu. Babasının pamuk fabrikasını yönetti. Marx ile birlikte "Kutsal Aile", "Alman İdeolojisi" ve "Komünist Manifesto" gibi önemli eserler yazdı. Eserleri: İngiltere'de İşçi Sınıfının Durumu. Almanya'da Devrim ve Karşı-Devrim (Marx'ın adıyla yayımlandı). Marx ve Engels, tarihsel materyalizm ve Marksizmin temellerini atan düşünürlerdir.

    Türkiye işçi köylü partisi hangi ideolojiye sahip?

    Türkiye İşçi Köylü Partisi (TİKP), sosyalizm ideolojisine sahiptir. Parti, emperyalizmi, sosyal-emperyalizmi ve feodalizmi tasfiye etmeyi, millî demokratik devrimi gerçekleştirip işçi-köylü ittifakına dayanan proletarya diktatörlüğü altında devrimi sürdürerek sosyalizmin kuruluşuna önderlik etmeyi amaçlamıştır. TİKP, 1990'a kadar Marksizm-Leninizm'i benimsemiş, ardından Demokratik Konfederalizm kuramı geliştirdiğini duyurmuştur.

    Aklın İsyanı: Marksist Felsefe ve Modern Bilim ne anlatıyor?

    "Aklın İsyanı: Marksist Felsefe ve Modern Bilim" kitabı, 20. yüzyılda bilim alanında yaşanan önemli gelişmeleri ve bilimsel keşifleri ele alarak diyalektik materyalizm teorisini bir ileri aşamaya taşıyan önemli bir yapıt olarak kabul edilir. Kitapta ele alınan bazı konular şunlardır: "Kesinsizlik ve İdealizm" tartışmaları; "Bencil Gen"; "Büyük Patlama"; "Marksizm ve Darvincilik" ilişkisi; "Kuantum mekaniği"; "Jeolojinin diyalektiği". Yazarlar, Marx ve Engels'in doğaya, topluma ve bilime hükmeden kanunların birliğini savunan diyalektik materyalizmini modern bilimin ışığında ele alır. Kitabın tek teorik katkısı bu değildir. Kitap, sadece kapitalizmin krizini bilim üzerinden okuyan bir kitap değil, aynı zamanda bilimin krizine de ışık tutan ve bilim tarihi yazınında önemli yeri olan bir kitap olarak kabul edilir.

    Marksizm ve edebiyat ilişkisi nedir?

    Marksizm ve edebiyat ilişkisi, edebiyatın ekonomik ve toplumsal bağlamını vurgulayarak, eserlerin sınıf çıkarlarını ve ideolojileri nasıl yansıttığını inceler. Marksist edebiyat kuramının bazı temel ilkeleri: Altyapı ve üstyapı ayrımı: Toplum hayatı, üretim ve üretim güçleri gibi maddi unsurları içeren altyapı ile din, hukuk, sanat gibi manevi değerleri kapsayan üstyapı olarak ikiye ayrılır. Sanat ve ideoloji: Sanat eserleri, dönemin ideolojisini yansıtır ve egemen sınıfın çıkarlarına hizmet eder. Sınıf çatışması: Marksizm, işçi sınıfını öne çıkarır ve burjuva sayılan edebi çevreyi ortadan kaldırmayı hedefler. Estetik ölçütlerin göz ardı edilmesi: Marksist eleştiri, estetik ölçütleri ikinci plana atar; içerik ve toplumsal yapı daha önemlidir. Marksist edebiyat kuramı, tek bir teori olarak ele alınamaz; Georg Lukacs, Terry Eagleton gibi farklı düşünürler tarafından çeşitli tezlerle geliştirilmiştir.

    Aydınlık gazetesinin siyasi görüşü nedir?

    Aydınlık gazetesinin siyasi görüşü şu şekilde özetlenebilir: bilimsel sosyalizm; ulusalcılık; avrasyacılık; batı karşıtlığı; atatürkçülük. Aydınlık, Vatan Partisi'nin günlük gazetesidir.

    Lukács ve Gramsci neyi savunur?

    Lukács ve Gramsci'nin savundukları bazı görüşler şunlardır: Lukács: Tarihsellik ve öznel etkinlik: Tarihsel süreç, bütünlük kavramı temelinde kavranabilir. Sınıf bilinci: Proletarya, hem tarihin nesnesi hem de öznesidir; sınıf bilinci, tarihsel durumun bilinçli hale gelmiş anlamıdır. Şeyleşme: Kapitalist toplumda öznenin metalar karşısında yabancılaşmasını "şeyleşme" kavramı ile açıklar. Gramsci: Hegemonya ve tarihsel blok: Sınıf egemenliği, sadece zorla değil, rıza üretimi yoluyla sürdürülür; bu rıza, kültürel ve ideolojik aygıtlar aracılığıyla kurulur. Kültürel hegemonya: Kapitalist sistem, kültürel ve ideolojik güçle ayakta kalır; bu hegemonya, toplumun doğal ve kaçınılmaz olduğunu düşündüğü şeyleri tarihsel ve değiştirilebilir olduğunu gösterir.

    Proletaryanın burjuvaziye karşı mücadelesi nedir?

    Proletaryanın burjuvaziye karşı mücadelesi, kapitalist düzene karşı devrimci bir savaşımdır ve ekonomik, siyasal ve ideolojik boyutları içerir. Bu mücadelenin bazı unsurları: Ekonomik mücadele: İşçiler, haklarını savunmak için birlikler kurar ve zaman zaman ayaklanmalara başvururlar. Siyasal mücadele: Proletarya, siyasal iktidarı ele geçirmek için mücadele eder; bu, "proletarya diktatörlüğü" olarak adlandırılır. İdeolojik mücadele: Proletarya, Marksizm-Leninizm gibi ideolojilerle burjuva ideolojisine karşı çıkar ve kendi ideolojisini yayar. Burjuvazi, proletaryanın mücadelesini engellemek için siyasal zor ve ideolojik saldırılar gibi çeşitli yöntemler kullanır.

    Frankfurt Okulu ve eleştirel teori arasındaki fark nedir?

    Frankfurt Okulu ve Eleştirel Teori genellikle aynı anlamda kullanılır ve her ikisi de kapitalizm ve pozitivizm eleştirilerinde bulunan bir düşünce akımını ifade eder. Eleştirel Teori, Frankfurt Okulu'nun teorisyenlerinin görüşlerinin genel adıdır. Frankfurt Okulu ise, 1923 yılında Almanya'da kurulan Toplumsal Araştırma Enstitüsü ile ilişkilidir ve en önemli üyeleri arasında Max Horkheimer, Theodor Adorno, Herbert Marcuse ve Erich Fromm bulunur. Eleştirel Teori ile Frankfurt Okulu arasındaki bazı farklar şunlardır: Epistemolojik Yaklaşım: Frankfurt Okulu, pozitivizmin eleştirisi ve "dönüşlü" olmanın geri getirilmesi üzerine odaklanır. Amaç: Eleştirel teori, bireylerin aydınlanmasını ve özgürleşmesini hedefler. Kapsam: Eleştirel teori, sadece sosyal teoriler değil, günlük hayat içindeki etkileri de inceler.

    Kautsky'nin ultra emperyalizm ile Lenin'in emperyalizm tanımı arasındaki farklar nelerdir?

    Kautsky'nin ultra-emperyalizm ile Lenin'in emperyalizm tanımı arasındaki temel farklar şunlardır: 1. Kapitalizmin Aşaması: - Lenin: Emperyalizmi, kapitalizmin en yüksek aşaması olarak tanımlar. - Kautsky: Ultra-emperyalizmi, kapitalizmin yeni bir evresi olarak öne sürer. 2. İlhak ve Rekabet: - Lenin: Emperyalizmin temel özelliğinin, büyük güçler arasındaki rekabet ve ilhak çabası olduğunu belirtir. - Kautsky: Emperyalizmi, tarımsal bölgelerin ilhakı olarak görür ve bu süreci, sanayi kapitalizminin bir ürünü olarak açıklar. 3. Ekonomik Belirleyicilik: - Lenin: Emperyalizmi, ekonomik tekellerin ve sınıf mücadelesinin bir sonucu olarak yorumlar. - Kautsky: Emperyalizmi, ekonomik zorunluluklar ve sermaye barışı temelinde açıklar. 4. Devrim ve Savaş: - Lenin: Emperyalizmi, devrim ve savaşın kaçınılmazlığı ile ilişkilendirir. - Kautsky: Emperyalizmin, barış ve serbest ticarete dayalı bir yeni uluslararası düzen oluşturabileceğini savunur. Bu farklılıklar, Lenin'in emperyalizm teorisinin daha eleştirel ve devrimci bir bakış açısına sahip olduğunu, Kautsky'nin ise daha reformist ve ekonomik belirleyiciliğe odaklanan bir yaklaşım sergilediğini gösterir.