• Buradasın

    Marksizm

    Yazeka

    Arama sonuçlarına göre oluşturuldu

    İktisadi belirlenimcilik ve ekonomizm nedir?

    İktisadi belirlenimcilik, sosyal, siyasi, etik ve tarihi tüm gelişmelerin son kertede ekonomi tarafından belirleneceğini öne süren Marksist bir kuramdır. Ekonomizm ise, her şeyin ekonomik sebeplerle belirlendiği ve işçi sınıfı mücadelesinin yalnızca ekonomik bir mücadele olduğunu ileri süren düşünce akımıdır. Ekonomizm, aynı zamanda karar almada arz ve talep gibi etkenlerin tek önemli unsur olarak algılandığı ve diğer tüm etkenlerin göz ardı edildiği bir ideoloji olarak da tanımlanır.

    Bolşevik neyi savunur?

    Bolşevikler, 1903 yılında Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin ikinci kongresinde Vladimir Lenin ve Julius Martov arasında yaşanan görüş ayrılığı sonucu ortaya çıkmıştır. Bolşeviklerin savunduğu bazı temel ilkeler: İşçi devrimi: Bolşevikler, Çarlık rejimini kitlesel bir işçi devrimiyle devirmeyi hedeflemiştir. Disiplinli parti yapısı: Merkeziyetçi bir parti yapısı oluşturmayı amaçlamışlardır. Sosyal adalet: Sosyal adaletsizliğe karşı çıkmış, yoksul köylü kitleler lehine toprağı kolektifleştirmeyi hedeflemiştir. Diğer partilerle iş birliği: Özellikle liberal partilerle iş birliği yapmayı reddetmiş, diğer sosyalist partilerle tanımlı ittifaklara girmiştir. Bolşevikler, Ekim Devrimi ile iktidarı almış ve Sovyetler Birliği'ni kurmuşlardır.

    Siyasette sınıf mücadelesi nedir?

    Siyasette sınıf mücadelesi, toplumsal sınıflar arasındaki çıkar çatışmalarına ve bu çatışmaların tarihsel gelişimde oynadığı role verilen addır. Bu kavramı ilk sistematik olarak kullanan Karl Marx olmuştur. Marx’a göre kapitalist düzende temel çatışma, üretim araçlarının mülkiyetine sahip burjuvazi ile geçimini emek gücünü satarak sağlayan proletarya arasındadır. Marx bu nedenle kapitalizmde işçi sınıfının kurtuluşunun, burjuvazinin egemenliğini devrimci bir mücadeleyle sonlandırıp üretim araçlarını kolektifleştirmesiyle mümkün olacağını savunur. 20. yüzyılın ilk yarısında Marksist düşünceyi geliştiren isimlerden Antonio Gramsci, sınıf mücadelesinin salt ekonomik cephede değil, kültürel ve ideolojik alanda da yaşandığını göstermiştir. Günümüzde sınıf çatışmaları, şekil değiştirerek ekonomik düzlemden ziyade kültürel, siyasi ve sembolik alanlara kaymış durumdadır.

    Kültürel hegemonya ne demek?

    Kültürel hegemonya, İtalyan Marksist düşünür Antonio Gramsci tarafından ortaya atılan bir kavramdır. Kültürel hegemonya şu anlamlara gelebilir: Egemen sınıfın, sadece ekonomik ve siyasi güç kullanarak değil, aynı zamanda kültürel kurumlar (medya, eğitim, din, sanat vb.) aracılığıyla kendi ideolojisini ve değerlerini toplumun geneline yayarak rızayı nasıl ürettiğini açıklamak. Bir eksikliği, yetersizliği veya gayretsizliği mesele etmekten ziyade, “karşı tarafın” hâlâ tuttuğu iddia olunan birtakım iktidar imkânlarına dayanan üstünlüğüne işaret eden bir mefhum. Kültürel hegemonya, aynı zamanda şu anlamlara da gelebilir: Popülerleşen ve ticarileşen bilimin kültürel hegemonyası; 20. yüzyılı domine eden ABD ve dolaylı olarak İngiliz kültürel hegemonyası.

    Marksizm ve tarihsel materyalizm aynı şey mi?

    Marksizm ve tarihsel materyalizm aynı şey değildir, ancak tarihsel materyalizm, Marksizmin kurucu paradigmasıdır. Marksizm, bilimsel realizmin yanı sıra materyalizmle felsefi ve komünizmle siyasal realizme de sahip bir ideolojidir. Tarihsel materyalizm ise Marx ve Engels tarafından ortaya konulan diyalektik materyalizmin doğadan topluma doğru geliştirilerek tarihsel süreçlerin anlaşılmasında ve açıklanmasında kullanılmasıyla formüle edilen yöntemdir.

    Proletaryanın devrimci diktatörlüğü ne demek?

    Proletaryanın devrimci diktatörlüğü, Marksist felsefede proletaryanın, yani işçi sınıfının devlet iktidarını elinde bulundurması durumudur. Bu kavram, iki aşamadan oluşan bir sürecin ilk aşamasıdır: 1. Sosyalizm: Proletaryanın devletin tüm yönetim birimlerini ele geçirdiği aşama. 2. Komünizm: Devletin tasfiye edildiği ve sınıfların ortadan kalktığı aşama. Proletaryanın devrimci diktatörlüğü, aynı zamanda proletarya diktatörlüğü veya proleter devlet olarak da adlandırılır.

    Berna Moranın edebiyat kuramları ve eleştirisi Marksist eleştiri nedir?

    Marksist eleştiri, Berna Moran'ın "Edebiyat Kuramları ve Eleştirisi" kitabında belirtildiği üzere, bir sanat olayının nedenlerini araştırırken ekonomik koşulları ve toplumdaki sınıf çatışmalarını esas alır. Marksist eleştiriye göre sanat, toplumun meselelerini ve gündelik sorunları işler; işi ve emeği önceler, metafizik duyumlardan uzaklaşır ve materyalist bir boyut kazanır. Marksist eleştirinin öncüsü sayılabilecek G. Lukacs'a göre sanat, toplumsal gerçekliğin özünü somutlaştırarak yansıtmalıdır.

    Proletaryanın iktidarı ne demek?

    Proletaryanın iktidarı, Marksist felsefede proletarya diktatörlüğü anlamına gelir. Proletarya diktatörlüğü, kapitalist ekonomiden komünist ekonomiye geçiş aşamasıdır. Proletarya diktatörlüğü kavramı, aynı zamanda proletaryanın devrimci diktatörlüğü veya proletaryanın demokratik diktatörlüğü gibi farklı terimlerle de ifade edilir.

    Marksizm ve Sovyet ideolojisi aynı mı?

    Marksizm ve Sovyet ideolojisi aynı değildir, ancak Marksizm, Sovyet ideolojisinin temelini oluşturur. Marksizm, Marx ve Engels'in ortaya koyduğu temel öğretilerdir ve sınıfsız bir toplum yaratmak için özel mülkiyete dayalı üretim biçimlerinin ortadan kaldırılması gerektiğini savunur. Sovyet ideolojisi, Marksizm-Leninizm'e dayanır ve proletaryanın öncü partisi ile sosyalizmin kurulmasını ve komünist toplum hedefine ulaşmayı amaçlar.

    Lümpenlik ne demek?

    Lümpenlik, "lümpen" kelimesinden türetilmiş olup, şu anlamlara gelir: Sınıfsız. Ayaktakımı. Ayrıca, lümpen kelimesi; görgüsüz, bilgisiz, yoksul ve sefil anlamlarında da kullanılmaktadır.

    Olumsuzluk yasası nedir?

    Olumsuzluk yasası farklı bağlamlarda farklı anlamlar taşıyabilir. Diyalektik ve tarihsel materyalist öğretide olumsuzluk yasası, "eski varoluş biçimleri olumsuzlanmadıkça hiçbir alanda gelişme olmaz" şeklinde açıklanır. Vergi hukukunda olumsuzluk kuramı, yalnızca olumlu nitelikteki olayların ispat edilebileceğini savunur. Murphy yasaları ise, bir işin ters gitme olasılığı varsa kesin olarak ters gideceğini ifade eden evrensel yasalardır.

    Bilim ve ütopya ne anlatıyor?

    Bilim ve Ütopya dergisi, bilim, kültür ve politika konularında içerikler sunar. Ütopya kavramı ise, gerçekte olmayan, ideal toplum tasarımlarını ifade eder.

    Lenin neyi savunur?

    Vladimir Lenin, aşağıdaki görüşleri savunmuştur: Proletarya diktatörlüğü. Sosyalizm. Emperyalizm. Zayıf halka. Tek ülkede sosyalizm. Kendi kaderini tayin hakkı. Savaş karşıtı tutum. Lenin'in savunduğu görüşler, Leninizm adı verilen ideolojik çerçevede ele alınır.

    Orhan Kemal hangi akıma mensuptur?

    Orhan Kemal, toplumcu gerçekçi ve aydınlık gerçekçi akımlara mensuptur. Toplumcu gerçekçi akım, 1930'lardan itibaren Türkiye'de etkili olmuş ve sanatçıları toplumsal sorunlara, sınıf farklılıklarına ve ezilen insanların yaşamlarına odaklanmaya teşvik etmiştir. Aydınlık gerçekçi ise, Orhan Kemal'in gerçeğe yaklaşımını tanımlayan bir terim olup, "active realisme" (etkin gerçekçilik) kavramının Türkçeleştirilmiş halidir.

    Türkiye'de Marksist eleştiri kim tarafından başlatılmıştır?

    Türkiye'de Marksist eleştirinin kim tarafından başlatıldığına dair bilgi bulunamadı. Ancak, Marksist eleştirinin Batı dünyasındaki bazı temsilcileri şunlardır: Georg Lukacs; Antonio Gramsci; Walter Benjamin; Louis Althusser; Ernst Bloch; T.W. Adorno; Jean-Paul Sartre; Lucien Goldmann; Herbert Marcuse. Marksist eleştiri, Karl Marx ve Friedrich Engels'in çalışmalarına dayanan felsefi, iktisadi, siyasal ve toplumsal bir yaklaşımdır.

    Marksist açıdan Türk romanı nedir?

    Marksist açıdan Türk romanı, Marksist eleştiri çerçevesinde ele alınan Türk romanlarını ifade eder. Bulgaristan Türkü iki Türkolog İbrahim Tatarlı ve Rıza Mollof'un "Marksist Açıdan Türk Romanı: Hüseyin Rahmi'den Fakir Baykurt'a" adlı kitabında, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Reşat Nuri Güntekin, Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Samim Kocagöz, Yaşar Kemal, Melih Cevdet Anday, Fakir Baykurt ve Mahmut Makal'ın eserleri Marksist eleştiri çerçevesinden ele alınmıştır. Bu tür romanlar, genellikle toplumsal, ekonomik ve siyasi konuları işler ve yoksulluk, baskı, emperyalizm, sömürü gibi sorunları ele alır.

    Marksizm ve Marksist tutum arasındaki fark nedir?

    Marksizm ve Marksist tutum arasındaki fark şu şekilde açıklanabilir: Marksizm, 19. yüzyıl Alman filozofları Karl Marx ve Friedrich Engels'in çalışmalarına dayanan, toplumsal sınıf ilişkilerini, sosyal çatışmaları ve sosyal dönüşümleri inceleyen bir siyasi felsefe ve sosyoekonomik analiz yöntemidir. Marksist tutum, Marksizmin temel ilkelerini benimseyen ve bu ilkeler doğrultusunda hareket eden bireylerin veya grupların tutumunu ifade eder. Bu bağlamda, Marksizm daha çok teorik ve felsefi bir çerçeveyi temsil ederken, Marksist tutum bu ilkelerin pratikteki uygulaması olarak görülebilir.

    Marksist proleter diktatörlük ne demek?

    Marksist proleter diktatörlük, Marksist felsefede proletaryanın, yani işçi sınıfının devlet iktidarını elinde bulundurması durumudur. Proleter diktatörlüğün iki aşaması vardır: 1. Sosyalizm: Proletaryanın devletin tüm yönetim birimlerini ele geçirdiği aşama. 2. Komünizm: Devletin tasfiye süreci. Proleter diktatörlük, kapitalist ekonomiden komünist ekonomiye geçiş aşamasıdır. Marksist teoride diktatörlük kavramı, bir siyasal yönetim biçimini değil, sınıf egemenliğini anlatır.

    Samir Amin neyi savunur?

    Samir Amin'in savunduğu bazı görüşler şunlardır: Emperyalizm ve kapitalizm eleştirisi. Kopuş tezi. Kalkınma anlayışı. Avrupa-merkezcilik eleştirisi. Siyasal İslam eleştirisi.

    Marksizm ve Leninizm tenkiti kimin eseri?

    Marksizm ve Leninizm Tenkidi adlı eserin yazarı Doç. Dr. Mehmet Eröz'dür.