• Buradasın

    Sosyoloji

    Yazeka

    Arama sonuçlarına göre oluşturuldu

    İnvolüsyon ne demek?

    İnvolüsyon, genişleme veya küçülme yaşamış bir organın normale dönmesi anlamına gelir. Bu terim, özellikle veterinerlik ve tıp alanlarında kullanılır. Hayvanlarda involüsyon, doğum öncesinde organların büyümesi ve doğumdan sonra tekrar küçülmesi durumunu ifade eder. Tıpta involüsyon, örneğin, uterus'un doğum sonrası eski durumuna dönmesi veya meme bezinin laktasyon dışı dönemdeki pozisyonuna geri dönmesi gibi durumları tanımlar.

    Gaziantep Güveçli köyü nereye bağlıdır?

    Gaziantep Güveçli köyü, Oğuzeli ilçesine bağlıdır.

    Lümpenlik ne demek?

    Lümpenlik, "lümpen" kelimesinden türetilmiş olup, şu anlamlara gelir: Sınıfsız. Ayaktakımı. Ayrıca, lümpen kelimesi; görgüsüz, bilgisiz, yoksul ve sefil anlamlarında da kullanılmaktadır.

    Anne kuzusuna neden denir?

    Ana kuzusu deyimi, korunmaya muhtaç küçük çocuk veya sıkıntıya, güç işlere alışkın olmayan, nazlı büyütülmüş çocuk ve gençleri tanımlamak için kullanılır. Bu deyim, aynı zamanda annesinin sözünden dışarı çıkmayan, onun dizinin dibinden ayrılmayan yetişkin kimseler için de kullanılır. "Ana kuzusu" ifadesi, bir sevgi cümlesi olarak da kabul edilir ve "anasının kuzusu" şeklinde de dile getirilir.

    Yapısal ve postyapısalcılık arasındaki fark nedir?

    Yapısalcılık ve postyapısalcılık arasındaki temel farklar şunlardır: Yapı ve Belirleyicilik: Yapısalcılık, insan eylemlerinin gerçekleştiği yapının önceliğini vurgularken, postyapısalcılık bu katı belirleyiciliği reddeder ve parçaların önemine odaklanır. Anlam ve Özne: Yapısalcılık, anlamı yapının içinde arar ve özneyi ikincil bir konuma yerleştirir. Evrensellik: Yapısalcılık evrensel bir doğru arayışında iken, postyapısalcılık evrenselliğin tek tek bireylere dağıtılması gerektiğini öne sürer. Yöntem ve Eleştiri: Yapısalcılık, genel-geçer bir sistem kurma olanağı olduğunu savunurken, postyapısalcılık bu tür bir sistemin kurulamayacağını eleştirir. Bilgi ve İktidar: Postyapısalcılık, bilginin nasıl üretildiğini ve iktidarın bu süreçteki rolünü temel araştırma sorunsalı olarak kabul eder.

    Bilim sosyolojisinin temel varsayımları nelerdir?

    Bilim sosyolojisinin temel varsayımları şunlardır: 1. Evren/Doğa Gerçektir: Rasyonel gözlemciler tarafından paylaşılan ortak bir nesnel gerçeklik vardır. 2. İnsanlar Evrenin Gerçeklerini Anlayabilir: İnsanlar, doğanın gerçeklerini anlama kapasitesine sahiptir. 3. Doğadaki Olayların Doğal Nedenleri Vardır: Doğadaki olay, olgu ve süreçlerin doğal nedenleri vardır. 4. Doğada Tutarlı Nedensellik Örüntüleri Vardır: Doğada tutarlı nedensellik örüntüleri bulunur. 5. Doğadan Toplanan Kanıtlar Doğayı Açıklar: Doğadan toplanan kanıtlar, doğayı açıklamak için kullanılır. 6. Doğadaki Hiçbir Şey Bariz Değildir: Doğayı anlamak için deney yapmak ve objektif veriler toplamak gereklidir. 7. Doğa Yasaları Süreklidir (Üniformitaryenizm): Doğa yasaları süreklidir. Bu varsayımlar, bilimsel sürecin güvenilir bilgiler inşa etmesini sağlar.

    Bauman'a göre postmodernite nedir?

    Zygmunt Bauman'a göre postmodernite, modernitenin bir devamı veya kültürel bir dışa vurumu olarak tanımlanır. Bauman'ın postmoderniteye ilişkin bazı görüşleri: Akışkan modernite: Modernleşmenin getirdiği ekonomik tekleşme, büyük buhranlar ve savaşların herkesi etkileyebileceği bir düzen yaratmıştır. Farklılık ve özgürlük: Postmodernite, farklılıkları kabul etme ve mutlak doğru anlayışından vazgeçme anlamına gelir. Belirsizlik ve güvensizlik: Postmodern dönem, bireylerin yaşamını daha belirsiz hale getirir. Bireyselleşme ve yalnızlık: Postmodern toplumda insanlar, kendilerini ifade edebilecekleri cemaatler arar; bu da daha fazla anlaşmazlığa yol açar. Bauman, postmoderniteyi modernlikten kopuş olarak değil, modernliğin bir aşaması olarak görür.

    Dejeneere insan ne demek?

    Dejenere insan, soysuz, yoz veya bozulmuş anlamlarına gelen Fransızca "dégénéré" kelimesiyle tanımlanan, öz değerlerini yitirmiş kişidir. Bu kavram, yalnızca bireyler için değil, aynı zamanda toplumlar ve uluslar için de kullanılır. Dejenere olmak, bir kişinin ya da toplumun yozlaşmasına neden olmak anlamına gelirken; dejenere etmek, yapısal ya da çevresel nedenlerden dolayı hücrelerin ve dokuların bozulması durumunu ifade eder.

    Odtü sosyoloji iyi bir bölüm mü?

    ODTÜ Sosyoloji Bölümü, Türkiye'de sosyolojik bilgi üretimi ve sosyoloji eğitimi alanında önemli bir yere sahiptir. Bölümün bazı avantajları: Güçlü akademik kadro: Geçmişte Mübeccel Kıray, Şerif Mardin gibi isimler, günümüzde ise Sibel Kalaycıoğlu ve Barış Mücen gibi akademisyenler bölümde görev yapmıştır. Eğitim olanakları: Öğrencilere seçmeli ders alma ve kendi yollarını çizme imkanı sunar. İş imkanları: Mezunlar, kamu ve özel sektörde geniş bir yelpazede iş bulabilmektedir. Bazı dezavantajları: Zorluk: Eğitimin ciddi ve zorlayıcı olduğu belirtilmektedir. İş bulma: Mezunların iş bulma konusunda zorluklar yaşayabileceği ifade edilmektedir. Sonuç olarak, ODTÜ Sosyoloji Bölümü, kendini geliştirme fırsatı sunan, ancak aynı zamanda zorlu bir eğitim süreci gerektiren bir bölüm olarak değerlendirilebilir.

    Köylüler neden çok çocuk yapar?

    Köylülerin neden çok çocuk yaptığına dair bazı nedenler: Ekonomik güç. Aşiret ve akraba ilişkileri. Milliyetçilik ve eski kültür mirası. Zor yaşam koşulları. Devlet destekleri. Bu nedenler, farklı bölgelerde ve topluluklarda değişiklik gösterebilir.

    Çin'de sosyoloji var mı?

    Evet, Çin'de sosyoloji vardır. Çin'de sosyoloji, modernleşme süreciyle ilişkili olarak ortaya çıkmış ve gelişmiştir. 1938-1939: Yunnan Üniversitesi sosyoloji bölümünü kurmuş ve Yenching Üniversitesi ile iş birliğine gitmiştir. 1949: Komünist devrim sonrası sosyoloji, "burjuvazinin sahte bilimi" olarak adlandırılmış ve tüm çalışmalar durdurulmuştur. 1979: Komünist lider Deng Xiaoping'in desteğiyle Çin Sosyoloji Derneği kurulmuş ve çalışmalar yeniden başlamıştır. 1980'ler: Amerikan sosyolojisindeki empirik araştırmalara yönelinmiştir. Günümüzde Çin sosyolojisi, kamu sosyolojisi ve sanayileşme-kentleşme araştırmaları üzerine yoğunlaşmaktadır.

    Tırışkadan işler ne demek?

    Tırışkadan işler, Amerikan antropolog David Graeber'in 2018 yılında yazdığı bir kitabın adıdır. Graeber'in tanımına göre tırışkadan iş, "işi yapanın dahi bu iş şu yüzden elzem diyemediği ama istihdam koşulları gereği öyle değilmiş numarasına yatmak zorunda hissettiği, dibine kadar manasız, gereksiz yahut habis bir ücretli istihdam türüdür". Bu tür işlere örnek olarak, finans, hukuk, insan kaynakları, halkla ilişkiler ve danışmanlık gibi alanlar verilebilir.

    Kadıköy Hasan Paşa'da kaç mahalle var?

    Kadıköy Hasanpaşa'da tek bir mahalle bulunmaktadır. Kadıköy ilçesinde ise toplamda 29 mahalle bulunmaktadır.

    Mısırlılar neden bu kadar mutlu?

    Mısırlıların neden mutlu olduğuna dair kesin bir yanıt vermek zordur. Ancak, eski Mısırlıların hayata bakış açısı ve kültürel özellikleri hakkında bazı bilgiler mevcuttur: Ölümden sonraki yaşama inanç: Eski Mısırlılar, ölümden sonraki yaşama büyük önem verirlerdi ve zamanlarını sonsuz hayatı arayarak geçirirlerdi. Toplumsal uyum: Ma'at (uyum ve denge) kavramı, Mısırlıların yaşam anlayışının merkezinde yer alırdı. Günlük yaşam: Eski Mısırlılar, sahip oldukları zamanda olabildiğince zevk almaya çalışırlardı. Dindarlık: Mısırlılar dindar bir topluluktu ve güçlü bir kader inancına sahiplerdi. Modern Mısırlıların mutluluk nedenleri arasında ise aile ve dini değerlerin önemi, hoşgörü ve açık fikirlilik gibi özellikler sayılabilir.

    Klübü ne demek?

    Kulüp kelimesi, farklı bağlamlarda çeşitli anlamlara gelebilir: Ortak amaçlar için üye olan kişilerin toplandığı yer. Herkese açık müzikli ve içkili eğlence yeri. Kişilerin veya toplulukların oluşturduğu grup. Milletlerin oluşturduğu grup veya pakt. Spor kulübü. Örnek cümleler: "İkisi de şehrin satranç kulübü üyelerindendir". "Geceleri kapalı olan kulübün salonu aydınlanmıştı". "Ben, zaman zaman onunla kulüpte karşılaşırım".

    Özgeciliğin altında yatan neden nedir?

    Özgeciliğin altında yatan bazı nedenler: Evrimsel yaklaşım: Özgecilik, genlerin hayatta kalma şansını artırma amacıyla ortaya çıkar. Sosyal öğrenme: Özgecil davranışlar, sosyalleşme sürecinin bir sonucu olarak gelişir. Empati: İnsanlar, empati kurduklarında başkalarına yardım etmek isterler. Onaylanma ihtiyacı: Özgecilik, takdir ve onaylanma arzusuyla da motive olabilir. Toplu yaşam: Özgecilik, toplu yaşamanın gereklerini yerine getirmek olarak da açıklanabilir. Özgeciliğin her bireyde somut bir şekilde ortaya çıkması, genetik, psikolojik ve sosyal öğrenme gibi çeşitli faktörlere bağlıdır.

    Silopi neden bu kadar kalabalık?

    Silopi'nin kalabalık olmasının birkaç nedeni vardır: Coğrafi konum: Silopi, Türkiye-Irak sınırına yakın bir konumda bulunur ve bu durum, lojistik ve ticaret faaliyetlerini etkiler. Ekonomik aktiviteler: Ticaret ve ekonomik aktiviteler için önemli bir merkezdir. Sınır ilçesi olması: Sınır ilçesi olması, nüfus yoğunluğunu etkileyebilir. Güncel nüfus verileri için Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) veya ilgili resmi kaynaklara başvurmak en doğru bilgiyi sağlayacaktır.

    Zafer Cirhinlioğlu sağlık sosyolojisine giriş ne anlatıyor?

    Zafer Cirhinlioğlu'nun "Sağlık Sosyolojisine Giriş" kitabı, sağlık ve hastalığın sosyal boyutlarını ele alır. Kitapta aşağıdaki konular işlenir: Bazı temel kavramlar. Hastalık olgusu. Hastalık ve toplumsal ilişkiler. Hastalık ve kültürel, ekonomik, siyasal ilişkiler. Hasta-hekim ve hasta-hastane ilişkileri. İnsan bedeni, post-modernizm ve sağlık. Türkiye'de sağlık. Kitap, bireylerin sağlığının tıp meselesi haline gelmeden önce birçok aşamadan geçtiğini ve bu süreçte birçok bilimsel alanın konusu olduğunu vurgular.

    Z kuşağından sonra alfa kuşağı mı?

    Evet, Z kuşağından sonra Alfa kuşağı gelir. Alfa kuşağı, 2010 yılından sonra doğan kişileri ifade eder.

    İki aşamalı akış haber nedir?

    İki aşamalı akış haber, "iki aşamalı akış kuramı" ile ilgili bir haber olabilir. İki aşamalı akış kuramı, bireylerin bir ürünü tüketme ya da oy verme/vermeme kararını yönlendiren sürecin sosyolojik açıdan incelendiği bir kuramdır: 1. Birinci aşama. 2. İkinci aşama. Bu kuramın gelişiminde Paul Felix Lazarsfeld’in çalışmaları önemli bir yere sahiptir. İki aşamalı akış kuramı ile ilgili haberler, genellikle bu kuramın sosyal medya ile ilişkisi bağlamında ele alınır.