Peyami Safa'nın "Süngülerin Gölgesinde" romanı, II. İnönü Savaşı sırasında geçmektedir. Roman, bir zabitin, öldüğünü sandığı tabur kumandanının eşiyle yaşadığı yasak aşk üzerine kuruludur. Ayrıca, romanın başında, taarruzun bittiğini anlayarak siperden başını kaldıran Şevket’in tahlilleri, bir savaş meydanının nasıl olabileceği konusundaki soruları yanıtlar: > “Bir iki saat evvel ayakta haykıran, tetik çeken ve dipçik sallayan insanların hepsi yere serilmişlerdi: kimi korumak içgüdüsüyle, kimi yaralanarak, kimi de bir daha kalkmamak üzere. Bazıları yüzükoyun, bazıları çömelmiş gibiydiler, bazıları diz çökmüş, bazıları siperlerin içine dolmuşlardı; hepsinin başları çarpıktı, hepsinin hortlamış gözleri, keskin ay ışığı altında, hareketsiz, katı, birer demir parçası gibi katı, parlıyor, hiç biri kımıldamıyordu.”