• Buradasın

    1960 sonrası hikaye örnekleri nelerdir?

    Yazeka

    Arama sonuçlarına göre oluşturuldu

    1960 sonrası Türk hikayelerinden bazı örnekler:
    • Bilge Karasu: "Gece", "Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı", "Kısmet Büfesi" 14.
    • Leyla Erbil: "Cüce", "Tuhaf Bir Kadın", "Eski Sevgili", "Karanlığın Günü" 14.
    • Sevim Burak: "Yanık Saraylar", "Sahibinin Sesi" 14.
    • Metin Kaçan: "Fındık Sekiz", "Adalara Vapur", "Harman Kaplan" 14.
    • Yusuf Atılgan: "Aylak Adam", "Anayurt Oteli" 14.
    • Erdal Öz: "Kanayan", "Gülünün Solduğu Akşam", "Sular Ne Güzelse" 14.
    • Orhan Duru: "Dünya Batıyor Mu", "Kısas-ı Enbiya", "Denge Uzmanı", "Bırakılmış Biri", "Bir Büyülü Ortamda" 1.
    Bu dönemde ayrıca Demir Özlü, Ferit Edgü, Selim İleri gibi yazarlar da önemli eserler vermiştir 2.
    5 kaynaktan alınan bilgiyle göre:

    Konuyla ilgili materyaller

    1970'li yıllarda hikaye nasıldı?

    1970'li yıllarda hikayeler, toplumsal ve bireysel konuları ele alıyordu. Bazı özellikler: Toplumcu gerçekçilik: Bu akım, özellikle 12 Mart Muhtırası sonrası, işçi ve köylü sorunları, ideolojik mücadeleler ve siyasi olayları işliyordu. Bireysel temalar: Küçük burjuva kökenli insanların yaşamları, sınıf atlama özlemi, toplumun edilgenleştirdiği insanlar ve onların iç dünyaları ele alınıyordu. Güncel konular: Trafik, fiyat artışları, halkın temizlik anlayışı gibi güncel meseleler de hikayelerde yer alıyordu. Fantezi ve eğitim: Fantastik hikayeler ve ahlaki, milli-manevi değerleri işleyen hikayeler de yazılıyordu. Öne çıkan yazarlar: Tomris Uyar; Adalet Ağaoğlu; Pınar Kür; Gülten Dayıoğlu.

    1950-1960 yılları arasında Türk hikayesinde hangi konular işlenmiştir?

    1950-1960 yılları arasında Türk hikayesinde işlenen bazı konular: Toplumsal konular: Köylülerin, işçilerin ve kenar semt halkının sorunları; 27 Mayıs 1960 askeri darbesi ve 12 Mart askeri muhtıra gibi dönemin siyasi olayları; Köyden kente göç; Almanya'ya işçi göçü ve bu göçün getirdiği sorunlar; Fırsat eşitsizliği ve işsizlik. Bireysel konular: İnsanın çevresiyle uyumsuzluğu ve toplumla çatışması; Bunalım, yalnızlık, içsel sıkıntılar ve yabancılaşma. Bu dönemde yazarlar, modernizm ve postmodernizm akımlarıyla hikayeyi teknik ve anlatım olarak geliştirmişlerdir.

    1940 ve 1960 yılları arasında hangi hikaye anlayışı vardır?

    1940 ve 1960 yılları arasında Türk edebiyatında çeşitli hikaye anlayışları ön plana çıkmıştır: Toplumcu-gerçekçi hikaye: Sadri Ertem, Sabahattin Ali, Kemal Tahir, Yaşar Kemal gibi yazarlar, Anadolu'daki köy ve kasabaların sorunlarını, ağa-köylü, zengin-fakir çatışmalarını işlemiştir. Bireyin iç dünyasını esas alan hikaye: Ahmet Hamdi Tanpınar, Tarık Buğra, Mustafa Kutlu gibi yazarlar, bireylerin bunalımlarını, yalnızlıklarını ve karmaşık ruh hallerini ele almıştır. Modernist hikaye: Bu anlayışta geleneksel anlatım reddedilmiş, şiirsel ve sembolik bir dil kullanılmıştır. Ayrıca, bu dönemde yazarlar, dilde sadeleşme hareketine bağlı kalarak eserlerini herkesin anlayabileceği bir dille kaleme almışlardır.

    1950-1980 arası hikaye ve 1960 sonrası hikayenin farkları nelerdir?

    1950-1980 arası hikayeler ile 1960 sonrası hikayeler arasındaki bazı farklar şunlardır: Toplumsal ve bireysel temalar: 1950-1980 arası hikayelerde toprak kavgası, tarımın makineleşmesi, köyden kente göç gibi toplumsal konular ön plandayken, 1960 sonrası hikayelerde varoluş, kuşak çatışması, yalnızlık gibi bireysel konular işlenmiştir. Edebi akımların etkisi: 1950-1980 arası hikayelerde realizm, natüralizm gibi akımlar etkili olurken, 1960 sonrası hikayelerde postmodernizm ve modernizm akımları öne çıkmıştır. Anlatım teknikleri: 1960 sonrası hikayelerde bilinç akışı, iç konuşma, geriye dönüş gibi anlatım teknikleri sıkça kullanılmıştır. Yazar sayısı ve çeşitliliği: 1960 sonrası hikayelerde yazar sayısı artmış ve eserlerde anlayış ve konu çeşitliliği ortaya çıkmıştır. Küçürek hikaye: 1960 sonrası hikayelerde "küçürek hikaye" (minimal hikaye) ortaya çıkmıştır. Bu dönemde kadın yazarların sayısı da artmıştır; başta Sevim Burak, Leyla Erbil ve Ayfer Tunç olmak üzere birçok kadın yazarın kaleme aldığı öyküler büyük ilgi görmüştür.

    Cumhuriyet dönemi hikaye özellikleri nelerdir?

    Cumhuriyet dönemi hikaye özellikleri şunlardır: Gözleme dayalı gerçekçilik: Eserlerde realizm etkisi görülür. Konu çeşitliliği: Milli mücadele, Anadolu insanının yaşamı, toplumsal sorunlar, işçi-işveren ilişkileri gibi konular işlenir. Sanat toplum içindir anlayışı: Toplumsal işlev gözetilerek sade bir dil kullanılır. Hikaye türleri: Olay hikayesi (Maupassant tarzı) ve durum/kesit hikayesi (Çehov tarzı) yazılır. Yenilikçi yazarlar: Sait Faik Abasıyanık, Sabahattin Ali, Fahri Celalettin Göktulga gibi yazarlar yenilikçi eserler verir. Dil: Eserlerin dili sadedir. 1923-1940 yılları arasında hikayede bu özellikler görülürken, 1940 sonrası dönemde bireysel ve psikolojik konulara ağırlık verilir.

    1960-1980 yılları arasında Türk hikayesinde hangi konular işlenmiştir?

    1960-1980 yılları arasında Türk hikayesinde işlenen bazı konular: Toplumsal sorunlar: Gecekondu bölgelerinde yaşayan insanların sorunları, işçiler, Almanya'ya göç eden işçilerin yaşantıları, köyden kente göç, işsizlik. Bireysel temalar: Bireyin çevresiyle uyumsuzluğu, toplumla olan çatışması, yabancılaşma, yalnızlık, kuşak çatışması. Siyasi ve günlük olaylar: Dönemin siyasi olayları, toplumsal meseleler. Kadın sorunları: Kadınların sosyal ve kültürel hayatta yaşadığı zorluklar, cinsiyet rolleri, aile yapıları. Varoluşçuluk: Varoluşçuluk akımı hikayelerde etkili olmuştur. Bu dönemde yazarlar, modernizm ve postmodernizm akımlarıyla hikayeyi teknik ve anlatım olarak geliştirmişlerdir.

    1950 ve 1980 arası hikaye özellikleri nelerdir?

    1950 ve 1980 yılları arasında Türk edebiyatında hikaye türü, çeşitli eğilimlerle gelişimini sürdürmüştür. Bu dönemde öne çıkan hikaye türleri şunlardır: Toplumcu gerçekçi hikayeler: Kemal Tahir, Orhan Kemal, Yaşar Kemal gibi yazarlar, toprak kavgaları, tarımın makineleşmesi ve köyden kente göç gibi toplumsal konuları işlemiştir. Bireyin iç dünyasını esas alan hikayeler: Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar gibi yazarlar, bireyin psikolojisini ve iç dünyasını çözümlemiştir. Modernist hikayeler: Yusuf Atılgan, Oğuz Atay, Ferit Edgü gibi yazarlar, bireyin iç dünyası, bunalımları ve yalnızlıklarını ele almıştır. Milli ve dini duyarlılıkları yansıtan hikayeler: Hüseyin Nihal Atsız, Mustafa Necati Sepetçioğlu gibi yazarlar, milli ve dini konuları işlemiştir. Bu dönemde ayrıca, 1960'lardan itibaren yenilikçi bir anlayış ortaya çıkmış ve modernizmi esas alan, farklı anlatım tekniklerinin kullanıldığı hikayeler yazılmıştır.