• Buradasın

    Borçlunun temlik eden aleyhine dava açması halinde husumetin kime yöneltilmesi gerekir?

    Yazeka

    Arama sonuçlarına göre oluşturuldu

    Borçlunun temlik eden aleyhine dava açması durumunda, husumetin dava konusunu devralan kişiye yöneltilmesi gerekir 13.

    Konuyla ilgili materyaller

    Alacağın temlikinde borçluya karşı dava kime karşı açılır?

    Alacağın temlikinde borçluya karşı dava, temlik alan üçüncü kişiye karşı açılır. Alacağın temliki, alacaklı ile üçüncü kişi arasında, borçlunun rızası aranmadan yapılan ve kazandırıcı bir tasarruf işlemidir. Borçlu, temlik işlemini öğrendiğinde, temlik edene karşı sahip olduğu savunma ve itirazları (defi ve itirazlar) devralan üçüncü kişiye karşı da ileri sürebilir.

    Alacağını temlik eden kişi borçtan kurtulur mu?

    Alacağını temlik eden kişi, borçtan kurtulmaz. Alacağın temliki (devri) ile borçlunun borcunu devredene ifa etme yükümlülüğü sona erer ve bu hak devralan üçüncü kişiye geçer. Ancak, temlik eden kişi, bazı durumlarda garanti sorumluluğu taşıyabilir. Örneğin, alacak bir edim karşılığı devredilmişse, temlik eden, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş olur. Ayrıca, temlik eden kişi, temlik işleminin geçersiz olması veya alacağın gerçekte var olmaması gibi durumlarda da sorumlu olabilir.

    Borçlar hukukunda borçlunun sorumlulukları nelerdir?

    Borçlar hukukunda borçlunun sorumlulukları şunlardır: 1. Edim Yükümlülüğü: Borçlu, borç ilişkisinden doğan edimi ifaya yükümlüdür. 2. Tazminat Ödeme Yükümlülüğü: Hukuka aykırı davranması nedeniyle başkasına zarar veren borçlu, bu zararı tazmin etmekle yükümlüdür. 3. Mal Varlığının Cebri İcraya Açık Olması: Borçlu, malvarlığının alacaklının cebri icra yoluyla paraya çevirebilmesine açık olmasını sağlar. 4. Sınırlı Sorumluluk: Borçlunun sorumluluğu, belirli durumlarda sınırlı olabilir (örneğin, kefilin sorumluluğunun kefalet sözleşmesinde belirtilen miktarla sınırlı olması).

    Temlikte borçlunun rücu hakkı var mı?

    Temlikte borçlunun rücu hakkı, bazı durumlarda mümkündür. Alacağın temliki durumunda: Borçlu, alacağın temlik edildiğini öğrendiğinde, temlik edene karşı sahip olduğu savunmaları, temlik alana karşı da ileri sürebilir (Türk Borçlar Kanunu 188. madde). Müteselsil borçlulukta: Müteselsil borçlulardan biri, diğer borçlulara yarar sağlayacak şekilde fazla ödeme yaparsa, bu fazla ödeme için diğer borçlulara rücu edebilir (Türk Borçlar Kanunu 167 ve 168. maddeler). Ancak, her durumda rücu hakkının geçerli olması için, borç devrinin hukuka uygun olması, devralan kişinin gerekli belgeleri elinde bulundurması ve borcun niteliği gibi koşulların sağlanması gereklidir.

    Dava aktif husumet nedeniyle esasa girmeden reddedilebilir mi?

    Evet, dava aktif husumet nedeniyle esasa girmeden reddedilebilir. Bir davada taraflardan birinin, aktif ya da pasif husumet ehliyetinin (davacı veya davalı sıfatının) olmadığı belirlenirse, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Bu karar, davanın dinlenemeyeceğine ilişkin bir karar olmayıp, yine davanın esasına ilişkin bir karardır.

    Borçlu temliki öğrendiği andan itibaren eski alacaklıya karşı sahip olduğu tüm itiraz ve defileri yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilir mi?

    Evet, borçlu, temliki öğrendiği andan itibaren eski alacaklıya karşı sahip olduğu tüm itiraz ve defileri yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilir. Bu durum, Türk Borçlar Kanunu'nun 188. maddesinde düzenlenmiştir.

    İpotekte borçlunun temerrüdü halinde alacaklının hakları nelerdir?

    Borçlunun temerrüdü durumunda alacaklının hakları şunlardır: Aynen ifa ve gecikme tazminatı talep etmek. Müspet (olumlu) zarar tazminatı talep etmek. Sözleşmeden dönmek ve menfi (olumsuz) zarar tazminatı talep etmek. Ayrıca, alacaklı, borçlunun temerrüde düşmesi durumunda tevdi hakkını kullanarak da ipoteğin terkini talebinde bulunabilir. Alacaklı, seçimlik hakları kullanma konusunda serbesttir ve kendi hukuki menfaatlerini göz önünde bulundurarak dilediği hakkı seçebilir.