Isadora Duncan, modern dansın kurucularından biridir. 16 yaşında klasik balenin katı kurallarını reddederek, yeteneğine rağmen bale eğitimi almamış, çıplak ayaklarıyla ve çıplak bedeniyle, içinden geldiği tarzda kendine has bir dans ve koreografi geliştirerek modern dansın temellerini atmıştır. Dansı gerçek yaşama uzak, yabancı kimliğinden çıkarıp yaşamın içine sokmaya çalışmıştır. Küçük yaştaki çocuklar için Moskova’da bir dans okulu kurmuştur. Yaşam biçimi ve düşünceleriyle toplumun dayattığı tabuları yerle bir etmiş, feminist, idealist ve komünist bir kişi olarak kadın özgürlüklerine adamıştır hayatını. Isadora Duncan, 1925 yılında, şalının arabanın tekerleğine dolaşması sebebiyle boynu kırılarak ölmüştür.