Manastır Türküsü'nün hikayesi, bir aşk ve platonik sevgi temasını işler. Hikayeye göre, 1920 yılında, Milli Mücadele döneminde, Mustafa Kemal Ankara'da bir karargâh olarak kullandığı iki katlı taş binanın yönetimini Ali Çavuş'a bırakıp, yanında sadece üvey amcasının kızı Fikriye Hanım ile kalmıştır. Yönetim binasından yükselen piyano seslerinin kaynağı, Fikriye Hanım'ın, Mustafa Kemal'in moralini yükseltmek için sıkça çaldığı Manastır Türküsü'dür. Bu türkü, aynı zamanda Mustafa Kemal'in Makedonya-Manastır'daki askeri eğitim anılarını da hatırlatır. Hikayenin gerçekliği tartışmalıdır; Fikriye Hanım ile Mustafa Kemal arasında bir ilişki olduğu ve evlendikleri iddiaları bulunmakla birlikte, bu bilgiler belgelere dayanmamaktadır.