• Buradasın

    Pediatri

    Yazeka

    Arama sonuçlarına göre oluşturuldu

    Sarılığın en tehlikeli türü hangisi?

    Sarılığın en tehlikeli türü olarak kabul edilebilecek bir tür yoktur, çünkü her sarılık türü ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Sarılığın bazı tehlikeli türleri: Kernikterus: Yüksek bilirubin seviyeleri nedeniyle beyin dokusunun hasar görmesi durumudur. Fizyolojik sarılık (yenidoğan sarılığı): Yenidoğan bebeklerde karaciğerin bilirubini işleme kapasitesinin yetersiz olmasından kaynaklanır ve ciddi olabilir. Hemolitik sarılık: Kırmızı kan hücrelerinin aşırı hızda parçalanması sonucu ortaya çıkar ve genetik hastalıklar, enfeksiyonlar veya otoimmün bozukluklar gibi durumlarla ilişkili olabilir. Hepatik sarılık: Karaciğerin fonksiyonlarını etkileyen durumlar, özellikle hepatit, siroz veya karaciğer tümörleri nedeniyle gelişir. Obstrüktif sarılık: Safra kanallarının tıkanması sonucu meydana gelir ve safra taşları, safra yolu tümörleri veya enfeksiyonlar nedeniyle ortaya çıkabilir. Sarılık belirtileri fark edildiğinde, doğru tanı ve tedavi için bir sağlık kuruluşuna başvurulması önerilir.

    Altına kaçırma hangi hastalığın belirtisidir?

    Altına kaçırma (enürezis), bazı hastalıkların belirtisi olabilir: İdrar yolu enfeksiyonları. Şeker hastalığı. Tiroid (guatr) hastalıkları. Böbrek yetmezliği. Epilepsi. Uyku düzensizlikleri. Ayrıca, altına kaçırma genetik faktörler, gelişimsel gecikmeler, stres ve psikolojik sorunlar gibi nedenlerden de kaynaklanabilir. Altına kaçırma sorunu yaşayan bir kişi, doğru teşhis ve tedavi için bir uzmana başvurmalıdır.

    RSV'li çocuk ne kadar hastanede yatar?

    RSV (Respiratuvar Sinsityal Virus) nedeniyle hastaneye yatırılan çocuklar genellikle 3-4 gün içerisinde taburcu olurlar. RSV'li bir çocuğun hastanede ne kadar süre kalması gerektiği, hastalığın şiddetine ve bireysel duruma bağlı olarak değişebilir. Ciddi RSV semptomları olan çocuklar için acil tıbbi müdahale gereklidir. RSV tedavisi ve hastanede yatış süresi hakkında en doğru bilgiyi, çocuğun doktorundan almak önemlidir.

    Hipospadyas kaç yaşında ameliyat edilir?

    Hipospadias ameliyatı için en uygun zaman, genellikle 6 ay ile 1 yaş arasıdır. Ağır tip hipospadias vakalarında, iki seans ameliyat gerekecekse, ilk seans 1 yaşından önce, ikinci seans ise 2 yaşından önce yapılmalıdır. Hipospadias ameliyatı, her yaşta çocuk hatta erişkin yaşta bile yapılabilir. Ameliyat için en doğru zamanlamayı, çocuğun durumunu değerlendirerek bir çocuk ürolojisi cerrahı belirleyecektir.

    Prematürelerde ROP riski ne zaman azalır?

    Prematürelerde ROP (Prematüre Retinopatisi) riski, retina damarlanması tamamlanıncaya kadar azalır. Bu süreç, genellikle 40-42. haftalar arasında gerçekleşir. Çok erken doğan bebeklerde (25-26 hafta) takip süresi 1 haftayı geçmemelidir. ROP riski tamamen ortadan kalkana kadar, prematüre bebeklerin yakın göz hekimi kontrolünde kalması önerilir.

    DDH neden olur?

    Gelişimsel Kalça Displazisi (DDH), kesin nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte, çeşitli risk faktörleriyle ilişkilidir. Bu faktörler şunlardır: Genetik faktörler: Ailede DDH öyküsü olan kişilerde risk daha yüksektir. Bebeğin pozisyonu: Rahim içindeki pozisyon, doğumdan önce kalça ekleminin anormal gelişimine neden olabilir. Cinsiyet: Kız bebeklerde DDH riski erkek bebeklere göre daha yüksektir. Doğum şekli: Sezaryen doğumlar ve makat geliş bebeklerde DDH görülme olasılığı artar. Oligohydramnios: Anne karnındaki bebeğin etrafındaki amniyotik sıvının az olması DDH ile ilişkilendirilir. İlk doğan çocuk: Gerilmemiş rahim ve sıkı karın yapıları, rahmi sıkıştırabilir. Ayrıca, bazı kültürlerde bebeğin kalçalarının birlikte ve düz bir şekilde sarılması da DDH riskini artırabilir.

    Kawasaki hastalığı tanısı nasıl konur?

    Kawasaki hastalığı tanısı, uzman bir doktor tarafından klinik bulgulara bağlı olarak konur. Tanı için kullanılan bazı yöntemler: Muayene bulguları. Laboratuvar testleri. Ekokardiyografi. Elektrokardiyogram (EKG). Kawasaki hastalığından şüphelenilmesi durumunda, ayrıntılı muayene ve kesin teşhis için bir çocuk kardiyoloğuna başvurulması önerilir.

    İnkomplet Kawasaki tanı kriterleri nelerdir?

    İnkomplet Kawasaki hastalığı tanı kriterleri: En az 5 gün süren yüksek ateş. Aşağıdaki 5 kriterden 2 veya 3'ünün varlığı: Göz iltihaplanması (konjonktivit). Cilt döküntüleri. El ve ayakta tırnak değişikliklerinin eşlik ettiği kızarıklık ve ödem. Tek taraflı boyun bölgesinde 1,5 cm ve üzerinde lenf bezi büyümesi. Mukozalarda kızarıklık ve çatlak oluşumu veya çilek dili. İnkomplet Kawasaki hastalığında, vücut sıcaklığının yükselmesi dışında, majör kriter olarak kabul edilen olguların 2 veya 3 tanesi bulunur. Tanı için kesin kriterler ve uygun tedavi için bir sağlık uzmanına danışılması önerilir.

    Detrusitol ne işe yarar?

    Detrusitol, idrar yolu ve mesane ile ilgili sorunları tedavi etmek amacıyla kullanılan bir ilaçtır. Başlıca işlevleri: İdrar kontrolünü iyileştirme. Mesane kapasitesini artırma. Sinirsel uyarıların kontrolünü sağlama. İdrar akışını düzenleme. Detrusitol, doktor tarafından reçete edilen ve önerilen dozaj ve kullanım sıklığına göre alınmalıdır.

    Prematüre retinopatisi tedavi edilmezse ne olur?

    Prematüre retinopatisi (ROP) tedavi edilmezse ciddi görme kayıplarına yol açabilir. Olası sonuçlar: Retina dekolmanı. Göz içi kanamalar. Körlük. Erken tanı ve uygun tedavi ile bu riskler büyük ölçüde azaltılabilir.

    ROP (prematüre retinopati) nedir?

    ROP (prematüre retinopati), düşük doğum ağırlığına sahip ve erken doğan bebeklerde görülen bir göz hastalığıdır. Özellikleri: Nedenleri: Erken doğum ve düşük doğum ağırlığı en önemli risk faktörleridir. Belirtiler: Dışarıdan fark edilebilecek bir belirti vermez. Evreler: Hafif (evre I) ile şiddetli (evre V) arasında değişen beş aşamada sınıflandırılır. Körlük Riski: Tedavi edilmezse her iki gözde de körlüğe yol açabilir. Tanı ve Tedavi: Tanı: Göz doktorunun retina muayenesi ile konur. Tedavi: Lazer, göz içine ilaç enjeksiyonu veya cerrahi müdahale gibi yöntemlerle yapılır. Erken teşhis ve düzenli göz muayeneleri, görme kaybının önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.

    Kawasaki hastalığı belirtileri nelerdir?

    Kawasaki hastalığının belirtileri genellikle üç aşamada ortaya çıkar: 1. Birinci aşama (yüksek ateşle başlayan aşama): 39°C'nin üzerinde, 5 günden fazla süren ve ateş düşürücülere yanıt vermeyen ateş; yoğun akıntı olmadan aşırı derece kırmızı gözler; vücutta ve genital bölgede kızarıklık; kırmızı, kuru, çatlamış dudaklar ve çileğe benzer şişmiş kırmızı bir dil; avuç içlerinde ve ayak tabanlarında şişkin, kırmızı deri tabakası; özellikle boyunda bölgesinde şişmiş lenf düğümleri; huzursuzluk. 2. İkinci aşama (ateş sonrası belirtiler): ellerde ve ayaklarda, özellikle parmak uçlarında, genellikle büyük parçalar halinde soyulma; eklem ağrısı; ishal; kusma; karın ağrısı. 3. Üçüncü aşama (belirtilerin kaybolması): komplikasyon gelişmedikçe belirtiler yavaş yavaş kaybolma eğilimindedir; tüm klinik bulguların kaybolduğu ve sedimentasyon değerinin düştüğü nekahat dönemi 6. haftadan sonra başlar. Kawasaki hastalığı belirtilerinin çoğu ya da tamamı, 1 yaşından küçük ve 5 yaşından büyük çocuklarda görülmeyebilir. Kawasaki hastalığı şüphesi durumunda bir sağlık kuruluşuna başvurulması önerilir.

    ABR ve OAE testi nedir?

    ABR (Auditory Brainstem Response) ve OAE (Otoakustik Emisyon) testleri, işitme sağlığını değerlendirmek için kullanılan yöntemlerdir. OAE Testi: Kulak içindeki dış tüy hücrelerinin ses enerjisini elektrik sinyallerine dönüştürüp geri yansıtmasını ölçer. Bebeğin işitme hücrelerinin normal çalışıp çalışmadığını gösterir. Kısa, ağrısız ve bebek uyurken yapılan bir testtir. ABR Testi: Beynin işitme yollarını inceler. Ses uyaranları kulağa verildiğinde beynin tepkisini kaydeder. Daha detaylı sonuçlar veren ancak OAE testine göre daha uzun süren bir testtir. Her iki test de güvenilir olup, doktorlar testlerin sonuçlarına göre bebeklerin durumunu belirler ve gerekli müdahaleleri planlar.

    Çocuk endokrinoloji hangi hastalıklara bakar?

    Çocuk endokrinolojisi, çocukların hormonal sistemindeki hastalıkların teşhisi, takibi ve tedavisiyle ilgilenir. Bu hastalıklar arasında şunlar yer alır: Büyüme geriliği ve boy kısalığı. Erken veya geç ergenlik. Diyabet (Tip 1 ve Tip 2). Tiroid hastalıkları (hipotiroidi, hipertiroidi, guatr). Obezite ve metabolik sendrom. Adrenal bez hastalıkları (konjenital adrenal hiperplazi, Cushing sendromu). Hipofiz bezi hastalıkları (büyüme hormonu eksikliği, prolaktin fazlalığı). Kemik metabolizması sorunları (raşitizm, osteoporoz). Cinsiyet gelişim bozuklukları. Çocuk endokrinolojisi uzmanları, bu hastalıkların erken tanı ve uygun tedavi süreçlerini yöneterek çocukların sağlıklı bir yaşam sürmelerini hedefler.

    Çocuk sağlığı ve hastalıkları kaç yaşına kadar bakar?

    Çocuk sağlığı ve hastalıkları (pediatri) bölümü, 0-18 yaş arasındaki çocukların sağlık sorunlarını teşhis eder, tedavi eder ve önler. Bu yaş aralığı, yenidoğan döneminden ergenlik çağına kadar olan süreci kapsar.

    İç Hastalıkları doktoru hangi hastalıklara bakar çocuk?

    İç hastalıkları (dahiliye) doktorları, genellikle 15 yaş üstü yetişkin hastaların iç organlarıyla ilgili hastalıkların tanı, tedavi ve takibi ile ilgilenir. Çocuklarda iç hastalıkları uzmanının ilgilendiği hastalıklar hakkında bilgi bulunamadı. Ancak, dahiliye uzmanlarının genel olarak ilgilendiği bazı hastalık kategorileri şunlardır: Enfeksiyon hastalıkları. Sindirim sistemi hastalıkları. Hormonal ve metabolik rahatsızlıklar. Kardiyovasküler hastalıklar. Solunum yolu hastalıkları. Böbrek ve kan hastalıkları. Dahiliye uzmanları, hastaların genel sağlık durumunu değerlendirir ve gerekli durumlarda diğer uzmanlık alanlarına yönlendirme yapar.

    Aferin Plus ve pediatrik arasındaki fark nedir?

    Aferin Plus ve pediatrik arasındaki temel fark, Aferin Plus'un 6 yaş altı çocuklarda kullanılmaması, pediatrik ise 6-12 yaş arası çocuklarda kullanılmasıdır. Her iki ilaç da aynı etken maddelere sahiptir: Paracetamol. Guaifenesin. Bu nedenle, kullanım amaçları aynıdır.

    Çocukta bağışıklık düşüklüğü için hangi doktora gidilir?

    Çocukta bağışıklık düşüklüğü için çocuk alerji ve immünoloji uzmanına gidilmelidir. Çocuk alerji ve immünoloji uzmanı, çocuklarda görülen alerjik hastalıkların yanı sıra bağışıklık sistemi bozukluklarıyla da ilgilenir. Bağışıklık düşüklüğü şüphesi durumunda, doğru teşhis ve tedavi için bir sağlık uzmanına başvurulması önerilir.

    Çocukluk çağı kanserleri nelerdir?

    Çocukluk çağı kanserlerinden bazıları şunlardır: Lösemi (kan kanseri). Beyin ve merkezi sinir sistemi tümörleri. Lenfomalar (lenf bezi kanseri). Nöroblastom. Wilms tümörü (böbrek kanseri). Retinoblastom (göz kanseri). Osteosarkom ve Ewing sarkomu (kemik tümörleri). Hepatoblastom (karaciğer kanseri). Çocukluk çağı kanserlerinin belirtileri, kanserin türüne ve vücuttaki konumuna göre değişiklik gösterebilir. Çocukluk çağı kanserleri hakkında daha fazla bilgi almak için bir çocuk onkoloğuna başvurulması önerilir.

    Çocuk hastalıkları hangi hastalıklara bakar?

    Çocuk hastalıkları (pediatri) bölümü, doğumdan 18 yaşına kadar olan süreçte çocukların sağlık sorunlarını teşhis, tedavi ve önlem amacıyla ilgilendiği bazı hastalıklar şunlardır: Solunum yolu enfeksiyonları: Soğuk algınlığı, grip, bronşit, zatürre. Sindirim sistemi problemleri: İshal, kusma, gastroenterit. Alerjik hastalıklar: Astım, alerjik rinit, egzama. Bulaşıcı hastalıklar: Kızamık, suçiçeği, kabakulak. Cilt sorunları: İmpetigo, saç biti. Büyüme ve gelişim bozuklukları: Gecikmiş gelişme, kısa boy, obezite. Kronik hastalıklar: Diyabet, lösemi. Romatolojik hastalıklar: Ailesel Akdeniz ateşi, çocukluk romatizması. Hematolojik hastalıklar: Anemi, lösemi, Akdeniz anemisi. Nefrolojik hastalıklar: İdrar yolu enfeksiyonları, böbrek yetmezliği. Ayrıca, çocuk hastalıkları uzmanları aşı takibi ve koruyucu sağlık hizmetleri de sunar.