• Buradasın

    Tacir neden emprevizyona katlanmalı?

    Yazeka

    Arama sonuçlarına göre oluşturuldu

    Tacir, emprevizyona (öngörülemezlik) katlanmalıdır çünkü uzun süreli sözleşmelerde, sözleşmenin yapılmasından sonra hal ve şartlarda meydana gelen ve taraflarca önceden öngörülmesi mümkün olmayan olağanüstü değişiklikler nedeniyle taraflar arasındaki denge bozulabilir 124.
    Emprevizyona katlanmanın nedenleri:
    • Piyasa koşullarını göz önünde bulundurma: Tacir, memleketin siyasi atmosferini düşünmek, ithal ve ihraç yasağını takip etmek ve piyasa durumunu, ekonomik çalkantıları dikkate almak zorundadır 24.
    • Basiretli iş adamı gibi hareket etme: Türk Ticaret Kanunu, tacire, bütün ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü getirir 24. Bu, objektif bir özen ölçüsünün gerçekleştirilmesi demektir 4.
    • Sözleşmenin uyarlanması veya feshi: Emprevizyon ilkesi, sözleşmenin değişen koşullara uyarlanmasını veya mümkün olmadığında feshedilmesini sağlar 135.
    Bu ilkeler, tacirin ticari faaliyetlerini adil ve güvenilir bir şekilde sürdürmesine yardımcı olur.

    Konuyla ilgili materyaller

    Emprevizyon teorisi nedir?

    Emprevizyon teorisi, öngörülemezlik ilkesi olarak da bilinir. Emprevizyon teorisinin geçerli olabilmesi için gereken şartlar şunlardır: Değişen hal ve şartlar olağanüstü ve objektif nitelikte olmalıdır. Edimler arasındaki denge, aşırı ölçüde ve açık biçimde bozulmuş olmalıdır. Sözleşmede veya kanunda değişen hal ve şartlara ilişkin bir kayıt veya hüküm bulunmamalıdır. Değişen hal ve şartların ortaya çıkışında tarafların kusuru bulunmamalıdır. Değişen hal ve şartlar taraflar bakımından önceden tahmin edilebilir veya beklenebilir nitelikte olmamalıdır. Edimler henüz ifa edilmemiş olmalıdır. Emprevizyon teorisi, özellikle hukuk alanında kullanılan ve Fransız hukuku kökenli bir terimdir.

    Basiretli tacir emprevizyona katlanır ne demek?

    "Basiretli tacir emprevizyona katlanır" ifadesi, tacirlerin, ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmeleri gerektiği anlamına gelir. Basiretli tacir kavramı, tacirin sahip olması beklenen bazı özellikleri ifade eder: İşiyle ilgili alanın gerektirdiği teknik bilgilere sahip olması. Yaptığı işlerde işin gerektirdiği riskleri bilmesi ve bu risklere uygun önlemler alabilmesi. Günün ve gelecek zamanların iş hayatı açısından getirebileceği durumları tahmin edebilmesi ve bunlara göre iş hayatını planlayabilmesi. Emprevizyon teorisi, ticaret hayatında taraf iradelerinin her zaman açık bir biçimde ortaya konulmamış olabileceği durumlarda, hakimin dürüstlük kuralına uygun bir biçimde belirleme yapabileceğini ve hukuki ilişkiye müdahale edebileceğini ifade eder.

    Tacir ve basiretli tacir arasındaki fark nedir?

    Tacir, bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişidir. Basiretli tacir ise, tacir sıfatına sahip olan ve aynı zamanda işiyle ilgili alanın gerektirdiği teknik bilgilere sahip, yaptığı işlerde riskleri bilen ve bu risklere uygun önlemler alabilen, ayrıca günün ve gelecek zamanların iş hayatı açısından getirebileceği durumları tahmin edip bunlara göre iş hayatını planlayabilen kişidir. Dolayısıyla, tacir ile basiretli tacir arasındaki temel fark, basiretli tacirin sahip olması gereken ek niteliklerdir.

    Emprivizyon ilkesi nedir?

    Emprevizyon ilkesi, sözleşmenin taraflarının iradesinden bağımsız olarak ortaya çıkan ve sözleşmenin yapıldığı zamanda öngörülemeyen olaylar sebebiyle, sözleşmecinin olağandışı şekilde ağırlaşan yükünün bir kısmının idare tarafından karşılanmasını ifade eden ilkedir. Bu ilke, Borçlar Kanunu'nun 138. maddesinde de düzenlenmiştir. İlgili maddeye göre, hakim, aşağıdaki şartların gerçekleşmesi durumunda sözleşmeye müdahale edebilir: 1. Sözleşme yapıldıktan sonra ortaya çıkan olağanüstü bir durumun varlığı; 2. Uyarlama talebi olan tarafın sözleşmeyi yaparken olağanüstü durumu öngörmemiş olması ve öngörmesinin beklenmemesi; 3. Uyarlama hakkından feragat edilmemiş olması; 4. Uyarlama isteyen tarafın uyarlamaya konu borcunu ifa etmemiş yahut ihtirazi kayıt ile ifa etmiş olması; 5. Borçlunun aşırı ifa güçlüğüne düşmüş olması; 6. Borcun ifasının beklenmesinin ve ahde vefa ilkesine öncelik tanınmasının somut olayda dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil edecek olması.