José Saramago'nun "Körlük" ve "Görmek" kitapları, birbiriyle bağlantılı iki romandır ve politik yergi türündedir. "Körlük". Romanda, bir adamın arabasının içinde yeşil ışığı beklerken aniden kör olmasıyla başlayan ve hızla yayılan bir salgın anlatılır. Hükümet, salgını durdurmak için hastaları bir hastaneye kapatır ve dışarı çıkmaya çalışanları öldürür. Kapalı alanda sıkışan insanlar, insani değerlerini kaybeder ve büyük bir kaos başlar. Doktorun karısı, salgında tek kör olmayan kişidir ve "Aslında biz sonradan kör olmadık, zaten kördük" der. "Görmek". "Körlük"ten dört yıl sonra, aynı ülkede bir seçim yapılır. İnsanlar oy kullanmak için sözleşmiş gibi hep birden sandık başına gider, ancak oyların büyük çoğunluğu boş çıkar. Hükümet, demokrasiye olan inancın sarsıldığını düşünerek seçimleri yeniler, ancak boş oylar daha da artar. Anarşist bir grubun işi olduğu düşünülen bu durum için olağanüstü hal ilan edilir ve başkent kendi kaderine terk edilerek başka bir kente çekilir. Yöneticiler, halkın dize geleceğini umsa da yanıldıklarını anlar ve baskı yöntemleri uygulamaya başlar. Saramago, bu romanlarında burjuva toplum düzenini, demokrasideki çarpıklıkları ve tüketim toplumunun insanlarını eleştirir.