Eski Türklerde tamu, cehennem anlamına gelen bir kelimedir. Tamu, kötü kişilerin, öldükten sonra kaynar katran kazanlarına atıldığı bir yer olarak tanımlanır. Tamu kelimesinin diğer varyantları şunlardır: tamağ; tamuk; tamug. Moğollar tam derler. İslam inancıyla birlikte tamu hakkında geniş betimlemeler yapılmış ve nasıl bir yer olduğu hakkında değişik fikirler ileri sürülmüştür. Tüm görüşlerdeki ortak nokta, tamu'nun ateş ile ilgili olduğudur. Eski Türkler (Oğuzlar, Chou Türkleri ve diğer Gök Tanrı'ya tapan Türkler) tamu'nun yeraltında olduğuna inanırdı. Tamı Han adlı bir tanrı, Hakaslarda cehennemi yönetirdi. Altay Türklerinde, ölenler tamu/tamağ'da cezasını çektikten sonra Yayuçı tarafından göğün üçüncü katına götürülürdü. Kazırgan sözcüğü de Türk ve Altay halk inancında ve mitolojisinde cehennem çukuru anlamında kullanılır. Tamu kelimesi, özellikle Osmanlı Türkçesi ve halk ağzında karşımıza çıkan, genellikle "misafir" anlamına gelen bir kelimedir.