• Buradasın

    Osmanlı'da basın özgürlüğü var mı?

    Yazeka

    Arama sonuçlarına göre oluşturuldu

    Osmanlı İmparatorluğu'nda basın özgürlüğü konusunda farklı dönemler ve düzenlemeler söz konusudur.
    1864 Matbuat Nizamnamesi ile basın, sıkı bir idari ve cezai rejime tabi tutulmuş, siyasi nitelikli yayınlar için ruhsat alma koşulu getirilmiştir 23. Devletin iç güvenliğini bozan, padişah ve hanedanı eleştiren yayınlar kapatılabiliyordu 2.
    1876 Anayasası'nın 12. maddesinde "Matbuat kanun dairesinde serbesttir" ifadesi yer almış, bu, basın özgürlüğü adına atılan ilk adım olarak kabul edilmiştir 12. Ancak bu madde, diğer hak ve özgürlükler gibi teminatsız kalmış ve Anayasa'nın uygulamadan kaldırılmasıyla basın, yürütmenin güdümüne girmiştir 2.
    1908'de İkinci Meşrutiyet'in ilanı ile birlikte basın özgürlüğü yeniden sağlanmış, sansür kaldırılmış ve çıkan gazete sayısında artış olmuştur 12. 1909'da yapılan değişikliklerle Anayasa'da basın özgürlüğünün sansüre tabi tutulamayacağı hükme bağlanmıştır 1.
    Genel olarak, Osmanlı'da basın özgürlüğü, iktidarların tutumuna ve dönemin koşullarına göre değişkenlik göstermiştir.
    5 kaynaktan alınan bilgiyle göre:

    Konuyla ilgili materyaller

    Basın özgürlüğü hangi kanunlarla korunur?

    Basın özgürlüğü, Türkiye'de 5187 sayılı Basın Kanunu ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile korunmaktadır. 5187 sayılı Basın Kanunu'nun ilgili maddeleri: Madde 3: Basın özgürlüğünün sınırlarını ve hangi amaçlarla sınırlandırılabileceğini belirler. Madde 13: Basılmış eserler veya internet haber siteleri yoluyla işlenen fiillerden doğan maddi ve manevi zararlardan kimlerin sorumlu olacağını tanımlar. Anayasa'nın 28. maddesi: Basımevi kurmanın izin alma veya mali teminat yatırma şartına bağlanamayacağını ve basın hürriyetinin sansür edilemeyeceğini belirtir. Devlete, basın hürriyetini koruyacak tedbirleri alma yükümlülüğü yükler. Ayrıca, basın özgürlüğü uluslararası metinlerde de yer almakta olup, birçok anayasa, uluslararası beyanname ve sözleşme ile ele alınmaktadır.

    Osmanlı'dan günümüze kurulan gazeteler nelerdir?

    Osmanlı'dan günümüze kurulan bazı önemli gazeteler şunlardır: 1. Takvim-i Vekayi (1831). 2. Ceride-i Havadis (1840). 3. Tercüman-ı Ahval (1860). 4. Muhbir (1867). 5. İbret (1871). 6. Tercüman-ı Hakikat (1878). 7. Tanin (1908). 8. Volkan (1908).

    Basın özgürlüğü neden önemlidir?

    Basın özgürlüğünün önemli olmasının bazı nedenleri: Halkın doğru ve tarafsız bilgiye erişmesini sağlar, bu da halkın bilinçli kararlar almasına olanak tanır. Demokrasinin işleyişine katkıda bulunur, kamu yönetiminin hesap verebilirliğini ve şeffaflığını artırır. Düşünceyi ifade etme ve bilgi edinme hakkını destekler. Toplumsal sorunların gündeme taşınmasına yardımcı olur. Basının kamusal görevlerini yerine getirmesini sağlar, bu görevler arasında haber verme, denetleme ve eleştiri yapma yer alır.

    Basın özgürlüğü hangi durumlarda sınırlandırılır?

    Basın özgürlüğü, aşağıdaki durumlarda sınırlandırılabilir: 1. Ulusal Güvenlik ve Kamu Düzeni: Ülkenin ulusal güvenliği veya kamu düzeni tehdit altındaysa. 2. Kişilik Hakları ve Mahremiyet: Kişilik hakları ve mahremiyet gibi özel haklar basın özgürlüğünün önüne geçebilir. 3. İftira ve Hakaret: Basın özgürlüğü, iftira ve hakaret içeren yayınlar yapmak için bir bahane olarak kullanılamaz. 4. Milli Güvenlik: Devletin sırlarına ilişkin haberlerin yayınlanması, milli güvenliği tehlikeye atabilir. 5. Toplumun Genel Sağlığı: Müstehcen veya toplumsal değerlere aykırı yayınlar, bazı hukuk sistemlerinde yasak veya sınırlı hale getirilebilir. Bu sınırlamalar, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olmalıdır.

    Basın ve ifade özgürlüğü arasındaki fark nedir?

    Basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü arasındaki temel farklar şunlardır: Kapsam: İfade özgürlüğü, bireylerin düşüncelerini, fikirlerini, inançlarını ve görüşlerini ifade etme özgürlüğünü ifade eder. Basın özgürlüğü, gazetecilerin haber yapma, bilgi edinme, araştırma yapma ve bu bilgileri yayınlama özgürlüklerini kapsar. Özgüllük: İfade özgürlüğü, herkesin sahip olduğu bir haktır. Basın özgürlüğü, sadece gazetecilere özgü bir özgürlüktür. Amaç: İfade özgürlüğü, bireylerin fikirlerini ve görüşlerini özgürce ifade edebilmelerini sağlayarak toplumsal değişim ve ilerlemeye katkıda bulunur. Basın özgürlüğü, hükümetin faaliyetlerini denetleme, halkın bilgi edinme hakkını koruma ve toplumun genel olarak bilgilendirilmesine yardımcı olur.

    Basın özgürlüğü ve ifade hürriyeti nedir?

    Basın özgürlüğü, bireylerin veya toplulukların fikir ve görüşlerini sansür, yasal yaptırım veya tehdit korkusu olmaksızın ifade etme hakkıdır. Basın özgürlüğü ve ifade hürriyetinin bazı ortak ve göreceli uygulanan sınırları şunlardır: Kişilik haklarının korunması. Cebir, şiddet veya tehdit içeren açıklamalar. Üstün değerlerin tahkir ve tezyif edilmesi. Basın özgürlüğü, ifade hürriyetinin bir parçası olup, basın mensuplarının haber verme ve alma hakkı ile ilgilidir.

    Osmanlı'da medya nasıldı?

    Osmanlı İmparatorluğu'nda medya, 1795 yılında Fransız elçi Verninac-Saint-Maur'un çıkardığı Fransızca "Bulletin de Nouvelles" gazetesi ile başlamıştır. Bazı önemli gazeteler: Cerîde-i Havâdis: Özel sermaye ile kurulan ilk gazetedir. Takvim-i Vekâyi: Osmanlı'nın ilk resmi gazetesidir. Tercüman-ı Hakikat: Ahmet Mithat Efendi tarafından çıkarılmıştır. Medya üzerindeki kısıtlamalar: 1867'de çıkarılan "Kararname-i Ali" ile birçok gazete kapatılmıştır. II. Abdülhamid döneminde, devleti eleştirmeyeceğine dair yemin ve senet zorunluluğu getirilmiştir. Önemli dergiler: Tiyatro: 1874 yılında Hagop Baronyan tarafından kurulmuştur. Osmanlı'da medya, Tanzimat döneminden itibaren daha özgür bir hale gelmiş, ancak sansürler ve kısıtlamalar her zaman varlığını sürdürmüştür.