V. Mehmet Reşat, 31 Mart Olayı'nın ardından 1909 yılında, II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesinin ardından İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin desteğiyle tahta çıkmıştır. Bu karar, ayandan Ferik Sami Paşa'nın önerisiyle alınmış ve Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'a ordusuyla girişi ile Hareket Ordusu'nun İstanbul'a gelişi arasında bir bağlantı kurmak amacıyla "Mehmed" adının kullanılmasına karar verilmiştir. Sultan V. Mehmed Reşat, padişahlığa Meclis-i Mebûsan kararıyla gelmiş olsa da Osmanlı Hanedanı'nın "ekber evladı" olması nedeniyle padişahlık hakkına sahipti.