İstanbul Hükümeti'nin Milli Mücadele'ye karşı tutumu genellikle düşmanca ve işbirlikçi olarak değerlendirilebilir. Bazı örnekler: İşgal ve Kontrol: İstanbul, 16 Mart 1920'de İngilizler tarafından resmen işgal edilmiş ve tüm kurumlar ele geçirilmiştir. Düşmanca Kararlar: İstanbul Hükümeti, Kuvâ-yı Milliye'yi "meşru hakların müdafaası" olarak değil, "gayr-ı millîye" olarak nitelendirmiş ve bu harekete karşı düşmanca tedbirler almıştır. Fetvalar: Şeyhülislâm Dürrizade Abdullah Efendi'ye, Milli Mücadelecilerin halifelik ve saltanata karşı oldukları yönünde fetvalar çıkarttırılmıştır. İdam Kararları: İstanbul'daki mahkemeler, Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarını idama mahkûm etmiştir. Ancak, bazı durumlarda İstanbul Hükümeti'nin Milli Mücadele'ye karşı daha ılımlı bir tutum sergilediği de görülmüştür. Örneğin, son Osmanlı Hükümeti olan Tevfik Paşa kabinesinin, Anadolu mücadelesine katkı sağladığı belirtilmiştir.