Huzursuzluğun Kitabı'ndan bazı alıntılar: "Öyleyse kim kurtaracak beni var olmaktan? Hayatımı toprağa veriyorum". "Ruhum hayatımdan yoruldu". "Olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum". "Nasıl yaşadıysam öyle öleceğim, kenar mahallenin birinde, bir eskicide, alıcısı bulunamamış mektuplara düşülmüş notların arasında kiloyla satılacağım". "Ne düşündüğünü ya da ne istediğini bilen birisi var mı? Benliğinin kendisi için ne olduğunu kim biliyor?". "Diyelim ki, beni boğmakta olan bir eli boynumdan söküyorum...". "O eli söküp atan kendi elim, beni kurtarırken boynuma bir ip geçirdiğini fark ediyorum. İpi boynumdan dikkatle çıkarıyorum, ama bu kez de kendi ellerimle boğazımı sıkmama ramak kalıyor". "İnsanlık kült, 'Özgürlük ve Eşitlik' gibi kutsal kavramlarıyla hayvanların Tanrı sayıldığı, tanrıların da hayvan kafalı olduğu antik dinlerin dirilmiş hali gibi gelmiştir bana hep". "Bütün dünyası tarlasından ibaret olan köylünün gözünde, o tarla bir imparatorluktur...". "Ne zevk, ne ün, ne iktidar: Özgürlük, yalnız özgürlük".