İstanbul Beyazıt Kapısı'nın hikayesi, İstanbul Üniversitesi'nin giriş kapısı olarak kullanılan bu yapının tarihçesine dayanır. Eski Saray Dönemi: Kapı, Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'da yaptırdığı ilk saray olan Sarây-ı Atîk'in (Eski Saray) Harem dairesi ve çeşitli köşklerin bulunduğu alan üzerine kurulmuştur. Seraskerlik Binası: Sultan II. Mahmud döneminde, Yeniçeri Ocağı kaldırıldıktan sonra, Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye'nin en üst rütbedeki kumandanı olan seraskerin resmî makamı ve idare merkezi olarak yeniden inşa edilmiştir. Bâb-ı Seraskerî: "Dâire-i Umûr-ı Askeriyye" yazısı nedeniyle "Bâb-ı Seraskerî" veya "Serasker Kapısı" olarak da bilinir. Beyazıt Kapısı'nın üzerinde, Fetih suresinin birinci ve üçüncü ayetlerinin yanı sıra "Dâire-i Umûr-ı Askeriyye" yazısı yer alır. İstanbul Beyazıt Kapısı'nın yangın kulesi ile bir hikayesi bulunamamıştır. Ancak, Beyazıt Kulesi olarak bilinen yangın kulesinin hikayesi şu şekildedir: İlk Kule: 1749 yılında ahşap olarak inşa edilmiştir. Yangınlar: 1756'daki Cibali yangınında yanmış, 1826'da yeniden yapılmış, ancak Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasından sonra tekrar yakılmıştır. Son Kule: 1828 yılında Senekerim Balyan tarafından kâgir olarak inşa edilmiştir. Günümüzde İstanbul Üniversitesi'nin Merkez Kampüsü içinde yer alan kule, hem turistik ziyaretlere açıktır hem de günlük hava durumu bilgisi vermektedir.