Türklerde hukuk, tarih boyunca farklı dönemlerde çeşitli şekillerde gelişmiştir: İslamiyet'ten önceki dönem: Töre: Türklerde yazılı olmayan ancak herkesin bildiği ve kabullendiği kanunlardı. Suç ve cezalar: Töreye göre belirlenirdi; cezalar genellikle idam gibi sert yaptırımlardı. Yargı: Töre, mahkemeler ve hükümdar tarafından uygulanırdı; hükümdar da töreye uymak zorundaydı. İslamiyet'in kabulü sonrası dönem: Hukukun ikiye ayrılması: Hukuk, şer'i ve örfi olarak ikiye ayrıldı. Kuvvetler ayrılığı: Devlet başkanlığı, yasama, hükümet ve yargı birbirinden bağımsızdı. Anayasal güvence: Temel hak ve özgürlükler, 1876 Kanun-u Esasisi ile anayasal düzeyde güvence altına alındı.