• Buradasın

    Premise ne demek?

    Yazeka

    Arama sonuçlarına göre oluşturuldu

    Premise kelimesi iki farklı anlamda kullanılabilir:
    1. İsim (çoğul: premises) olarak, bir bina ve onun arazisi anlamına gelir 3. Örnek cümle: "The company leases part of the premises to smaller businesses" (Şirket, binanın bir kısmını daha küçük işletmelere kiralar) 3.
    2. İsim olarak, bir argümanın temeli olan kabul edilmiş bir önerme veya fikir anlamına gelir 15. Örnek cümle: "The basic premise of the argument" (Argümanın temel öncülü) 3.
    5 kaynaktan alınan bilgiyle göre:

    Konuyla ilgili materyaller

    On prem ve off prem nedir?

    On-premise (şirket içi) ve off-premise (şirket dışı) terimleri, yazılımların kurulum ve yönetim şekillerini ifade eder. On-premise. Off-premise. Bazı farklar: On-premise uygulamalar internet bağlantısı olmadan kullanılabilirken, off-premise uygulamalar için internet gereklidir. On-premise, tek seferlik bir yatırım gerektirir; off-premise ise abonelik tabanlı bir kullanımdır. On-premise, daha güvenilir ve güvenli kabul edilir, ancak off-premise'de veri sızıntısı riski olabilir. Küçük firmalar için off-premise, daha uygun maliyetli olabilir.

    Premises ve premise arasındaki fark nedir?

    "Premises" ve "premise" arasındaki fark, anlam ve kullanım bağlamındadır: - "Premise" (tekil) bir varsayım, önerme veya fikir anlamına gelir ve bir argümanın veya teorinin temelini oluşturur. - "Premises" (çoğul) ise bir bina, arazi veya mülk anlamına gelir ve genellikle bir işletmenin veya organizasyonun faaliyet gösterdiği yeri ifade eder.

    Premise cümle içinde nasıl kullanılır?

    "Premise" kelimesinin cümle içinde kullanımına bazı örnekler: Mantıksal veya argümatif bağlam: "The premise of his argument is that all humans have the capacity for empathy" (Argümanının temeli, tüm insanların empati kapasitesine sahip olmasıdır). Gayrimenkul bağlamı: "The property’s attractive location serves as a strong premise for its high market value" (Mülkün çekici konumu, yüksek piyasa değerinin güçlü bir dayanağıdır). Kurgusal veya hikaye anlatımı bağlamı: "The author sets the stage by establishing a captivating premise that hooks the readers from the very beginning" (Yazar, okuyucuları en baştan etkileyen büyüleyici bir öncül oluşturarak sahneyi hazırlar). İş veya pazarlama bağlamı: "The company’s new product launch is based on the premise that it will revolutionize the way people approach their daily tasks" (Şirketin yeni ürün lansmanı, insanların günlük işlerine yaklaşımını devrim niteliğinde değiştireceği öncülüne dayanır). Bilimsel veya araştırma bağlamı: "The scientist’s hypothesis was built upon the premise that increased exposure to sunlight improves mood and overall well-being" (Bilim insanının hipotezi, güneşe daha fazla maruz kalmanın ruh halini ve genel refahı iyileştirdiği öncülüne dayanıyordu).