Bekleme Odası filmi, yönetmen Ahmet'in Dostoyevski'nin "Suç ve Ceza" romanını filme çekme çabasını ve bu süreçte yaşadığı zorlukları anlatır. Ahmet, özel hayatında ve iş yaşamında hiçbir şeye tam anlamıyla ilgi duyamayan, hayata karşı nedensiz bir kayıtsızlık içinde olan bir yönetmendir. Film, aynı zamanda yönetmenin kendi benliğini sorguladığı, cesur bir özeleştiri olarak da değerlendirilebilir.