• Buradasın

    İngilizcede bu ne demek?

    Yazeka

    Arama sonuçlarına göre oluşturuldu

    "Bu" kelimesinin İngilizce'deki karşılığı "this", "those" ve "the" olarak çevrilebilir 24.
    Örneğin:
    • "I would like to buy this watch, but unfortunately it's just too expensive" (Bu saati satın almak istiyorum ama ne yazık ki çok pahalı) 4.
    • "You shouldn't have to pay that much to buy one of those" (Onlardan birini satın almak için bu kadar çok ödemek zorunda olmamalısın) 4.
    • "There weren't any trains, so we had to walk the whole time" (Hiç tren yoktu, bu yüzden başından beri yürümek zorundaydık) 4.
    5 kaynaktan alınan bilgiyle göre:

    Konuyla ilgili materyaller

    İngilizcede the ne anlama gelir?

    İngilizcede "the" kelimesi, belirli bir şeyi veya kişiyi işaret etmek için kullanılan bir tanımlıktır. "The" kelimesinin bazı kullanım alanları: Daha önce bahsedilen varlıklar. Benzersiz veya tekil nesneler. Superlative (en üstünlük) sıfatları. Coğrafi yer adları. Müzik aletleri. "The" kelimesinin Türkçede tam bir karşılığı yoktur.

    İngilizcede . nasıl okunur?

    İngilizcede "." (nokta) harfi okunmaz. İngilizce alfabede nokta harfi bulunmamaktadır. İngilizce alfabedeki harflerin okunuşları şu şekildedir: - A: "ey" (ei) - B: "bi" (biː) - C: "si" (siː) - D: "di" (diː) - E: "i" (iː) - F: "ef" (ɛf) - G: "ci" (dʒiː) - H: "eyç" (eɪtʃ) - I: "ay" (aɪ) - J: "cey" (dʒeɪ) - K: "key" (kei) - L: "el" (ɛl) - M: "em" (ɛm) - N: "en" (ɛn) - O: "ou" (oʊ) - P: "pi" (piː) - Q: "kiu" (kjuː) - R: "ar" (ɑr) - S: "es" (ɛs) - T: "ti" (tiː) - U: "yu" (juː) - V: "vi" (viː) - W: "dabılyu" (ˈdʌbəljuː) - X: "eks" (ɛks) - Y: "vay" (wai) - Z: "zed" (zɛd) veya "zee" (ziː).

    İngilizce'de . ne anlama gelir?

    İngilizce'de "." işareti, nokta anlamına gelir ve cümle sonunu belirtmek için kullanılır. Ayrıca, İngilizcede "the" kelimesi, belirli bir şeyi veya kişiyi işaret etmek için kullanılan bir tanımlıktır (article) ve Türkçede tam bir karşılığı yoktur. Örnekler: I saw a dog in the park. The dog was very friendly. (Parkta bir köpek gördüm. Köpek çok arkadaş canlısıydı.). The moon looks beautiful tonight. (Ay bu gece çok güzel görünüyor.). She opened the door and walked in. (Kapıyı açtı ve içeri girdi.).