Yazeka
Arama sonuçlarına göre oluşturuldu
"Cold" kelimesi İngilizce'de çeşitli anlamlara gelir:
- Soğuk, üşümüş, soğumuş, ölmüş 134. Örnek: "I'm very cold today" (Bugün çok üşüyorum) 3.
- Nesnel, tarafsız 34. Örnek: "cold reason" (soğuk mantık) 3.
- Dostane olmayan, samimiyetten uzak 34. Örnek: "She's cold towards her in-laws" (Eşinin ailesine karşı soğuk davranıyor) 3.
- Hüzün veya kasvet verici 3. Örnek: "the cold atmosphere of a hospital waiting room" (hastane bekleme odasının soğuk atmosferi) 3.
- Zayıf, hafif 3. Örnek: "The dogs lost the cold scent" (Köpekler soğuk kokunun izini kaybetti) 3.
- Donuk, hissiz, heyecansız 3. Örnek: "a cold personality" (soğuk bir kişilik) 3.
- Kesinlikle, tamamıyla, büsbütün, mükemmelen 3. Örnek: "He was turned down cold" (Kesinlikle red cevabı aldı) 3.
- Hazırlıksız, önceden haberi olmadan, irticalen 3. Örnek: "He went into the examination cold" (Sınava hazırlıksız girdi) 3.
- Aniden, paldır küldür 3. Örnek: "He quit the job cold" (İşi aniden bıraktı) 3.
5 kaynaktan alınan bilgiyle göre: