• Buradasın

    Prof. Dr. Osman Bektaş: Kuzey Anadolu Fayı'nın yan kollarında hareketlilik devam ediyor

  • 10 Nisan 2026 tarihinde Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş tarafından yapılan değerlendirmede, Kuzey Anadolu Fayı’nın ana kolunda uzun süredir büyük bir deprem görülmemesine rağmen, yan faylarda hareketliliğin sürdüğü belirtildi. 
    1
    10 Nisan
    Bektaş’a göre, büyük depremlerin ardından ana fay hattı sessizliğe bürünse de, yer altındaki gerilim yan kollara devrediliyor. 
    2
    Dün
    Prof. Dr. Osman Bektaş, 1939, 1942 ve 1943 yıllarında meydana gelen büyük depremlerle Kuzey Anadolu Fayı’nın ana kolunun önemli ölçüde enerji boşalttığını ifade etti. 
    3
    Dün
    Bektaş, Orta Anadolu'da son yıllarda kaydedilen orta şiddetteki sarsıntıların bu enerji transferinden kaynaklandığını vurguladı. 
    4
    Dün
    “Tedbirli ama sakin olunmalı” Bektaş, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Özetle; ana gövde dinlenirken, onun yükünü sırtlayan yan kollar sarsılmaya devam ediyor. Tedbirli ama sakin kalmalı, bilimin sesine kulak vermeliyiz.”. 
    5
    Dün

    Diğer konular

  • Yanıt bulun

    Yazeka

    Arama sonuçlarına göre oluşturuldu

    Prof. Dr. Osman Bektaş'ın diğer bazı çalışmaları şunlardır:
    • Karadeniz Bölgesi'nin jeolojik yapısı üzerine araştırmalar 13.
    • Deprem risk analizleri ve zemin etütleri 34.
    • Aktif fay hatları üzerine çalışmalar 4.
    • Doğal afet risklerinin azaltılması için bilimsel çözüm önerileri 34.
    • AFAD ve TÜBİTAK destekli projelerde danışmanlık 4.
    • Birçok belediyeye kentsel dönüşüm ve zemin güvenliği konusunda rehberlik 4.
    • Medya organlarında deprem sonrası açıklamalar yaparak toplumu bilgilendirme 34.
    Prof. Dr. Osman Bektaş, akademik kariyeri boyunca Türkiye'nin farklı bölgelerindeki jeolojik riskleri raporlaştırmış ve bu konularda çok sayıda bilimsel makale, teknik rapor ve jeoloji dergisine katkı sağlamıştır 4.
    Kuzey Anadolu Fayı'nın yan kolları, ana fay hattından ayrılarak çeşitli bölgelerde bulunur. Bu yan kollar arasında şunlar yer alır:
    • Ezinepazarı-Sungurlu Fayı: Niksar dolaylarında ana hattan ayrılır ve Aydınca havzasını güneyden sınırlayarak batıya doğru devam eder 1.
    • Taşova-Laçin-Çorum Fayı: KAF'dan Esençay segmenti olarak ayrılır ve Taşova-Eraslan arasında yatay ve tek parça olarak izlenir 1.
    • Merzifon-Gümüşhacıköy Fayı: Suluova Havzasını kuzeyden sınırlayarak Gümüşhacıköy üzerinden devam eder 1.
    Bu yan kollar, ana fay hattına yakın bölgelerde düşük riskle de olsa yıkıcı deprem üretme potansiyeline sahiptir 1.
    Orta Anadolu'daki sarsıntıların yaşanmasının nedeni, Kuzey Anadolu Fayı'ndaki büyük depremlerin ardından ana fay hattında biriken stresin yan kollara aktarılmasıdır 125.
    Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş'ın açıklamalarına göre, 1939, 1942 ve 1943 yıllarındaki büyük depremlerle ana fay hattı enerjisini büyük ölçüde boşaltmış, ancak yer altındaki gerilim yok olmamış, sadece yer değiştirmiştir 125. Bu gerilim, Orta Anadolu'daki yan faylara aktarılmış ve Tokat, Çorum, Amasya gibi bölgelerde küçük ve orta ölçekli fayların hareketlenmesine neden olmuştur 125.
    Bu durum, doğal bir jeolojik döngü olarak değerlendirilmektedir 2.
    Depremler, Türkiye'nin jeolojik yapısı nedeniyle sık yaşanan olaylardır ve tedbir alınması önemlidir.
    1939, 1942 ve 1943 depremleri, Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde meydana gelmiştir 14.
    • 1939 Erzincan Depremi: 27 Aralık 1939'da, 7,9 Ms büyüklüğünde, 52 saniye süren bir depremdir 13. Resmi rakamlara göre 32.968 kişi hayatını kaybetmiş, 116.720 bina hasar görmüştür 13.
    • 1942 Niksar-Erbaa Depremi: 20 Aralık 1942'de, 7,0 Ms büyüklüğünde, 30 saniye süren bir depremdir 13. 3.000 kişi hayatını kaybetmiş, 32.000'e yakın bina hasar görmüştür 13.
    • 1943 Tosya-Ladik Depremi: 27 Kasım 1943'te, 7,2 Ms büyüklüğünde, 20 saniye süren bir depremdir 13. 4.000 kişi hayatını kaybetmiş, 40.000'e yakın bina hasar görmüştür 13.
    Depremlerin gerçekleştiği dönemlerde kış koşullarının ağır olması, yardım ve arama-kurtarma çalışmalarını zorlaştırmış ve ölüm oranlarını artırmıştır 145.
    Kuzey Anadolu Fayı üzerindeki son araştırmalardan bazıları şunlardır:
    • Bingöl sismik boşluğu: Bingöl Üniversitesi'nden Dr. Öğretim Üyesi Kenan Akbayram, 330 kilometrelik Doğu Anadolu Fay zonunun kırıldığını, ancak "Bingöl sismik boşluğu" olarak adlandırılan bölgenin deprem üretme riski taşıdığını belirtmiştir 1.
    • Yedisu segmenti: Bu segmentin, aletsel dönemde kırılmadığı için "sismik boşluk" olarak tanımlandığı ve Mw ≥ 7.0 büyüklüğünde bir deprem üretme potansiyeli taşıdığı ifade edilmiştir 2.
    • Orta Anadolu geçiş zonu: Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Fırat Üniversitesi'nden akademisyenler, uydu radar verileriyle Türkiye’de "Orta Anadolu geçiş zonu" olarak tanımlanan yeni bir gerilim hattına işaret eden bir çalışma yapmışlardır 5.
    Ayrıca, 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrası, bölgesel deformasyon aktarımı, levha içi gerilme etkileşimleri ve segment ölçekli fay davranışına yönelik yeni jeodinamik değerlendirmeler yapıldığı belirtilmiştir 2.