• Buradasın

    Prof. Dr. Osman Bektaş: Marmara Denizi'ndeki faylar yavaş kırılıyor

  • Sosyal medya hesabından açıklama yapan Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi altındaki fay hareketlerinin doğudan batıya doğru ilerleyişinde belirgin bir farklılık olduğunu ifade etti. 
    1
    26 Ekim
    Bektaş, 2001 ve 2010 yıllarında Bouchon ve diğer araştırmacıların çalışmalarına atıfta bulunarak bu durumu bilimsel verilere dayandırdı. 
    2
    26 Ekim
    Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'la birlikte İstanbul'da büyük deprem beklemediğini savunan bilim insanları arasında yer alan Prof. Dr. Osman Bektaş, İstanbul'un en büyük şansının Marmara Denizi'ndeki fayların yavaş kırılması olduğunu duyurdu. 
    3
    26 Ekim
    Bektaş ayrıca 2019’da Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin de batıya doğru yavaş ilerlediğini belirterek, depremin enerjisini kademeli biçimde boşalttığını ve yıkıcı etkisinin sınırlı olduğunu söyledi. 
    4
    26 Ekim

    Diğer konular

    İçerik konuları

  • Yanıt bulun

    Yazeka

    Arama sonuçlarına göre oluşturuldu

    23 Nisan 2025'te Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin sınırlı yıkıcı etkiye sahip olmasının birkaç nedeni vardır:
    • Fay segmentinin durumu: Deprem, 1999 depreminden sonra stres biriktiren Kumburgaz Fayı'nın bir kısmında meydana gelmiştir 135. Ancak, fayın tamamı kırılmamıştır ve doğu segmentinde gerilim birikmeye devam etmektedir 135.
    • Depremin derinliği: Deprem, 7 km gibi sığ bir odakta gerçekleşmiştir 5. Bu, açığa çıkan enerjinin yüzeye ulaşana kadar çok az sönümlenmesine ve dolayısıyla karada şiddetli hissedilmesine neden olmuştur 5.
    • Merkez üssünün uzaklığı: Depremin merkez üssü, İstanbul'a oldukça uzaktadır 3.
    • Zeminin özellikleri: İstanbul'un Avrupa Yakası'nın Marmara kıyı şeridinde yer alan ilçelerin zemin yapısı, alüvyon ve gevşek tortul kayaçlardan oluşur 45. Bu tür zeminler, deprem dalgalarını büyüterek sarsıntının şiddetini artırır 5.
    Bu faktörler, depremin yıkıcı etkisinin İstanbul'da sınırlı kalmasına katkıda bulunmuştur 35.
    5 kaynak
    Bouchon'un çalışmaları, Prof. Dr. Osman Bektaş'ın açıklamalarına göre, Marmara Denizi'ndeki fay hatlarının doğudan batıya doğru olan hareketlerinde belirgin bir farklılık olduğunu ortaya koymuştur 12.
    Bektaş, 2001 ve 2010 yıllarında yapılan bu çalışmalara atıfta bulunarak, 1999 İzmit Depremi'nin doğuya doğru "süper hızlı" bir biçimde yayıldığını, ancak batıya, yani Marmara yönüne doğru "çok yavaş" hareket ettiğini belirtmiştir 12.
    Bu durum, enerjinin bir anda değil, kademeli biçimde boşalmasını sağlayarak depremlerin yıkıcı etkisini azaltmaktadır 12.
    5 kaynak
    Şener Üşümezsoy'un bazı deprem tahminleri:
    • Marmara Denizi'nde büyük deprem: Üşümezsoy, Marmara Denizi'nde 7 büyüklüğünün üzerinde bir deprem olmayacağını savunmaktadır 24. 1999 depreminden sonra Adalar fayı olarak belirtilen bölgenin büyük bir deprem riski taşımadığını, çünkü bu fay hattının 1894 yılında kırıldığını belirtmektedir 24.
    • Silivri ve çevresi: 23 Nisan 2025'te Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin, Silivri çukurunda bulunan fay hattında gerçekleştiğini ve bu fay hattının tarihsel hareketliliğine uygun olduğunu ifade etmiştir 5.
    • Diğer bölgeler: Armutlu-Mudanya arasında 6,5 büyüklüğüne kadar depremler beklediğini, ancak büyük bir deprem için düz ve büyük bir fay gerektiğini belirtmektedir 3.
    Üşümezsoy'un tahminleri bilimsel olarak kesinlik taşımamaktadır.
    5 kaynak
    Marmara Denizi faylarının yavaş kırılması, enerjinin bir anda değil, kademeli bir şekilde boşalması anlamına gelir 1. Bu durum, depremin yıkıcı etkisini azaltır 1.
    Fayların yavaş kırıldığını belirten bazı uzmanlar, bu durumun İstanbul için büyük bir avantaj olduğunu ifade etmektedir 1.
    Ancak, fayların yavaş hareket etmesinin enerji birikimine yol açabileceği de unutulmamalıdır 2.
    Fayların hareketi ile ilgili kesin sonuçlar ve tahminler için uzmanlara danışılması önerilir.
    5 kaynak
    Marmara Denizi'ndeki fay hatları, Kuzey Anadolu Fayı'nın etkisiyle oluşmuştur 23.
    Fay hatlarının oluşum süreci şu şekilde özetlenebilir:
    • Başlangıç Aşaması 3. Miyosen başında (20 milyon yıl önce), Marmara Denizi ve Karadeniz'in de içinde bulunduğu büyük bir kuşağın dünya denizleriyle bağlantısı kesilmiş ve Paratetis adı verilen sığ ve kapalı bir deniz oluşmuştur 3.
    • Havza Gelişimi 3. Orta ve Geç Miyosen'de (6-10 milyon yıl önce), Ege Denizi'nden gelen sularla deniz istilası yaşanmış ve bugünkü Marmara Denizi'nin güney şelf kesimleri de dahil diğer kesimleri kara halinde kalmıştır 3.
    • Fay Sisteminin Oluşumu 2. Pliyosen'de (5 milyon yıl önce), Akdeniz ve Paratetis suları birbirine karışmış ve Marmara Denizi büyük ölçüde bugünkü yapısını kazanmıştır 3.
    • Aktif Fayların Ortaya Çıkışı 2. Kuzey Anadolu Fayı, erken Pliyosen'de gelişmeye başlamış, başlangıçta sıkışmalı bir etki yaratmış, ancak geç Pleistosen-Kuvaterner'de (1 milyon yıl önce) Saros Körfezi'nin ve Marmara Denizi'nin açılımından sorumlu olan gerilmeli rejime geçmiştir 3.
    Marmara Denizi'ndeki fay hatları, bu jeolojik süreçlerin bir sonucu olarak oluşmuştur.
    5 kaynak