• Buradasın

    Prof. Dr. Şener Üşümezsoy canlı yayında sinirlendi: Geldiğime pişman ettiniz

  • Balıkesir’de yaşanan deprem sonrasında canlı yayına katılan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, sinirli ve gergin anlar yaşadı. Canlı yayındakilere “geldiğime pişman ettiniz” çıkışı yaptı. İşte konuya ilişkin detaylar…karar.com’te aç

    İçerik konuları

  • Yanıt bulun

    Yazeka

    Arama sonuçlarına göre oluşturuldu

    Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'un depremle ilgili bazı görüşleri:
    • Marmara Bölgesi'ndeki deprem riski: Üşümezsoy, Marmara'daki asıl tehlikenin Adalar Fayı değil, Bozburun Fayı (Armutlu Yarımadası) ve Sıraköy Fayı (Güney Marmara) olduğunu belirtmektedir 2. Bu fayların büyük deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade etmektedir 2.
    • İstanbul depremi: İstanbul'da yıkıcı bir depremin beklenmediğini, ancak kıyı şeridinde heyelanları tetikleyebileceğini dile getirmektedir 3.
    • Balıkesir depremi: Üşümezsoy, Balıkesir'deki depremi 1 ay öncesinden tahmin ettiğini ve bölgenin stres biriktirdiğini belirterek, Güney Marmara'nın ciddi bir deprem riski taşıdığını vurgulamıştır 3.
    • Deprem risk haritaları: Üşümezsoy, bölgedeki jeolojik yapının iki farklı sistemin ürünü olduğunu ve bu ayrımın yapılmamasının deprem riski hesaplamalarında hatalara yol açtığını savunmaktadır 4.
    Üşümezsoy'un görüşleri, bilimsel kabullerden farklı olup, deprem risk haritalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini öne sürmektedir 4.
    22 Eylül 2025 tarihinde Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde meydana gelen deprem şu şekilde gerçekleşti:
    • Büyüklük: Deprem, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından 4,9, Kandilli Rasathanesi tarafından ise 5,0 büyüklüğünde ölçüldü 14.
    • Merkez üssü: Sındırgı ilçesi 14.
    • Derinlik: 7 kilometre 14.
    • Hissedilme: Deprem, İstanbul ve İzmir gibi çevre illerden de hissedildi 34.
    Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, deprem sonrası yaptığı açıklamada an itibarıyla olumsuz bir durum olmadığını belirtti 13.
    Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'un sinirli olmasının birkaç nedeni vardır:
    • Yayın akışının bölünmesi 12. Programda sık sık sözünün kesilmesi ve sunucuların sürekli sözünü kesmesi Üşümezsoy'u sinirlendirdi 12.
    • Reklam kararsızlığı 2. Rejinin reklam arasına girip girmemekte kararsız kalması da Üşümezsoy'un tepkisini çekti 2.
    • Önceki açıklamalarının çarpıtılması 1. 6,8 büyüklüğünde bir deprem beklentisi olduğunu söylemediği halde, bu yönde manşetlerin çıkması da onu kızdırdı 1.
    Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'un deprem sonrası canlı yayınlarda neler yaşadığına dair bilgi bulunamadı. Ancak, Üşümezsoy'un depremlerle ilgili bazı açıklamaları şu şekildedir:
    • Balıkesir depremi: Üşümezsoy, Sındırgı'daki depremin ardından Simav Fayı'nın hala enerji barındırdığını ve 6,5-6,8 büyüklüğünde bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti 4.
    • Marmara depremi: Üşümezsoy, Marmara'daki deprem riskinin, genel kabul gören "pull-apart" (çek-ayır) fay modelleriyle yanlış değerlendirildiğini belirterek, tehlikenin sanılandan farklı yerlerde olabileceğine işaret etti 2.
    • Sındırgı depremi: Üşümezsoy, Sındırgı’daki fayın bazı bölümlerinin tam kırılmadığını ve bu nedenle artçıların devam ettiğini ifade etti 4.
    Üşümezsoy'un açıklamalarına karar.com, anlatilaninotesi.com.tr ve cumhuriyet.com.tr gibi haber sitelerinden ulaşılabilir 234.
    Deprem uzmanları, Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde meydana gelen 4,9 büyüklüğündeki depremin ardından şu değerlendirmelerde bulundu:
    • Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan: Bölgede hâlâ boşalmamış bir gerginlik olduğunu ve artçı depremlerin Simav'daki depremler gibi uzun süre devam edebileceğini belirtti 124.
    • Prof. Dr. Naci Görür: Depremlerin çoğunun Gediz Grabeni'nin kuzey horstu üzerinde gerçekleştiğini ve bu fayların yeni sarsıntılar üretebileceğini vurguladı 125.
    • Prof. Dr. Okan Tüysüz: Artçı depremlerin sayısının 6,1 büyüklüğündeki bir deprem için alışılmadık olduğunu ve bölgede bilinmeyen faylar, jeotermal hareketler veya magma hareketleri olabileceğini ifade etti 3.
    Uzmanlar, halkın hâlâ çadırlarda yaşamasına ve ağır hasarlı yapıların yıkılmamasına dikkat çekerek, bu durumun Türkiye'nin ayıbı olduğunu belirttiler 125.