Pluribus dizisinin konusu, uzaylı kaynaklı bir virüsün herkesi mutlu bir kolektif bilince dönüştürmesinin ardından, bu yeni düzen için bir tehdit oluşturan ve virüse bağışıklığı olan yazar Carol Sturka’nın dünyayı kurtarma çabasıdır .
Dünya, uzaydan gelen bir sinyal içindeki RNA dizisinin laboratuvarda çoğaltılmasıyla başlayan bir salgın sonucu değişir . Bu virüs, insanları tek bir zihin yapısında birleştirir; duygu, düşünce ve kimlikler ortaklaşır . Herkes mutlu, huzurlu ve birbirine bağlıdır . Ancak bunun bedeli bireyselliğin ve özgürlüğün yok olmasıdır .
Carol Sturka ise bu dönüşümden etkilenmeyen az sayıdaki insandan biridir . Onun varlığı, bu yeni düzen için bir “tehdit” oluşturur . Hikaye, Carol’ın yalnızlık, yas, öfke ve direnme arzusu arasındaki çatışmasını merkezine alır .
Pluribus, kıyamet sonrası dünyaya alışılmadık bir yorum getiriyor: Dünya yıkımla değil, insanlara dayatılan yapay bir mutlulukla ele geçirilmiş durumda .