İbrahim Nasrallah'ın şiirlerinde bağımsızlık mücadelesi, Filistin halkının tüm zorluklarına rağmen devam eden varoluş mücadelesi ve bu mücadelede şiirin rolü üzerinden işlenir .
Nasrallah, şiirin Filistinliler için hakikatin sesi olduğunu ve tüm zorlu zamanlarda bu sesi yükselttiğini belirtir . İngiliz manda yönetimi ve İsrail'in kuruluş yıllarında internet ve televizyonların olmaması nedeniyle şiirin direnişin en önemli sembolü haline geldiğini ifade eder .
Şair, toplumların mesajlarını edebiyat, sanat ve şiir yoluyla ilettiğini, bu sayede yanlış anlaşılmaların giderildiğini ve birbirini daha iyi tanıdığını vurgular .
Nasrallah'ın eserlerinde, gençlerin, kadınların ve şairlerin Filistin hakkında yazma ve çizme görevlerinin olduğu, çünkü edebiyat ve sanatın kameraların göremediği gerçekleri geleceğe taşıdığı vurgulanır .
Şairin "Gazzeli Meryem" ve "Gazze Düğünleri" adlı eserleri, Filistinlilerin yaşadıklarını, hayallerini ve günlük hayatlarını işgalle dolu bir ortamda sürdürdüklerini anlatır .